Orijinalini görmek için tıklayınız : Engelsiz Sayfa
Ahmet Dedeoğlu
05-23-2010, 20:16
ENGELSİZ SAYFA
HAZIRLAYAN: Fatih SELEK
fatih.selek@tg.com.tr
“Bu insanların duası o kadar önemli ki, Allahü teala Peygamberini dahi 16 ayette ikaz ediyor. Peygamberimiz de bir hadis-i şerifinde “Ölen kişinin malı vârisine gider. Engelli ise bize aittir” buyuruyor. Ama biz sanki beddua almak için uğraşıyoruz.
Kızının üstüne titreyen Abdülhalik Hoca, engelli çocuğu olan ailelerin durumuna çok üzüldüğünü ifade ediyor.
O HEP EVDE YA SİZ?
Fatıma Selman 15 yaşında. Avrupa’dan döndükten sonra okula devam edemediğini söyleyen Selman, “Zaman zaman dışarı çıkıyor geziyorum. Ama illa da birilerinin yardım etmesi gerekiyor. Ben bunu tek başıma yapmak istiyorum” diyor. Genç kız, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Özürlüler Merkezinde el sanatları kursuna gidiyor.
İlahiyatçı Abdülhalik Selman, yüreği buruk bir engelli babası. 15 yaşındaki kızı Fatıma, “omurilik açıklığı” anlamına gelen “spina bifida” rahatsızlığından dolayı yürüyemiyor. Abdülhalik Hoca’ya kızının engelli oluşundan ziyade ülkemizde hemen her engelli babasının yaşadığı olaylar sıkıntı veriyor.
Üç yıl Avusturya’da görev yapan Selman, Avrupa’da ve Türkiye’de şahit olduklarını ve İslam dininin engellilere bakışını anlattı:
AMAN DOKTOR
“Bizim sıkıntımız, kızım daha doğar doğmaz başladı. Anneciğim doğumdan sonra ağlayarak yanıma geldi ve bebeğin bacaklarında sıkıntı olduğunu söyledi. Hemen Çapa’ya sevk ettiler. Ama asıl şoku doktorla konuşunca yaşadık. Bayan doktor çok kaba bir şekilde çocuğun ömür boyu yürüyemeyeceğini söyledi. Karşısındaki insan nasıl karşılar diye düşünmeden, bu çocuğun annesinin sütü kesilir mi demeden. Bütün psikolojimiz altüst oldu. Kızımın böbreklerinde problem var. Halen hastanelere gidiyoruz. Ama engelli park yerinde doktorların arabası bulunuyor. Hâlâ bu konuda bakış açılarını kıramadık.
NE GÜZEL BANA KİMSE BAKMIYOR
Bakın 3 yıl Avusturya’da görev yaptım. Ailemi ben gittikten sonra çağırdım. Fatıma daha 11 yaşındaydı. Orayla ilgili ilk tespiti neydi biliyor musunuz? “Baba” dedi, “Ne güzel burada bana kimse bakmıyor”. Biz insanların bakışından son derece rahatsız oluyorduk. Sokakta yürüyemez haldeydik. Hâlâ da öyleyiz. Alıngan yapısı olan engelli birisinin sokakta yürümesi mümkün değil. Son derece rahatsız edici bakışlar var. Bir şey söylemesine, eliyle koluyla hareket etmesine gerek yok. Biz, bırakın engelli insanları kanadı kırık kuşlar için vakıf medeniyeti kuran insanların torunlarıysak, Allah rızası için gözümüzle rahatsız etmeyelim bu insanları. Bakmayalım onlara, karşıdan farklı bir insan geliyor muamelesi yapmayalım. Bu kul hakkıdır. Bu, insanı üzen, yıpratan bir şeydir. Biz rahatsız oluyoruz anne baba olarak, kaldı ki kendisi. Fiziki yapılar uygun olsa bile bu bakış açısı insanların sokaklara çıkmasına engel.
AVRUPA ÖRNEK OLSUN
Avusturya’da Fatıma’yı okula yazdırdım. Sadece bir gün merdiven çıkarmak zorunda kaldık. Çünkü onun durumunu bilmiyorlardı. Ertesi gün okula gittim. Bir baktım ki bütün sınıfı alt kata almışlar. Hem de kapının tam karşısına. En kolay olanı yapmışlar. İnsan medeniyeti budur. Ben burada çocuğumu okula gönderemedim. Devletin bunu emretmesi yetmiyor. Önemli olan yapmak. N’olur belediye başkanları göreve geldiği ilk gün gözlerini bağlayıp kör yaşasın, tekerlekli sandalye ile ilçenin her yerini gezsin. Avrupa’da engellilere o kadar müthiş bir ihtimam var ki. Bu çocukların engelsiz çocuklardan hakları iki katı. Oturum izni olmasına rağmen anne desteği bir ayda bağlandı. Kendi vatanımda bir yıl bekledik. Tekerlekli sandalyesi 4 bin euro. Onların yardımı.
ZORLAŞTIRMAYIN
Benim Peygamberim “Zorlaştırmayınız, kolaylaştırınız buyuruyor”. Biz medeniyet insanlarıyız. Peygamber Efendimizin engellileri müthiş bir değer verdiğini görüyoruz. Muaz bin Cebel, bacağı sakat bir sahabe. Ta Yemen’e vali olarak göndermiş. Abdullah İbni Ummi Mektum görmeyen bir sahabe. Ona 13 defa Medine valiliğini vermiş. Bu insanların duasını almak lazım. Ama biz beddua almak için uğraşıyoruz sanki. Bunların duası o kadar önemli ki, Peygamberini dahi 16 ayette ikaz ediyor. Abese Suresi var mesela. Peygamberimiz bir hadisi şerifinde “Ölen kişinin malı varisine gider. Engelli ise bize aittir” buyuruyor. Ailesine dahi bırakmıyor. Avrupa’da bize “Sizin çocuğunuz bizim misafirimiz, istersen eve bir bakıcı gönderelim” dediler. Bir din adamı olarak bana başkalarının medeniyetini övmek son derece zor geliyor. Çünkü ben kendi medeniyetimin ne olduğunu biliyorum. Böyle de bir problemimiz var.
CAHİLİYE ALAMETLERİ
Bizim çektiğimiz Allah kimsenin başına vermesin. Her şeye rağmen, Başbakanımızın duyarlı olduğunu biliyoruz. Devletin vazifesini yapacağına inanıyoruz. Devletimizin duyarla insanlarla bu yavrularımız utanmadan, sıkılmadan sokağa çıkması lazımdır. Bir iyilik vardır insanı incitir. Ebu Zer-i gıffari bir kölenin annesiyle dalga geçiyor. Sende hâlâ cahiliye alametleri var buyuruyor Peygamberimiz. Hâlâ cahiliye alametleri taşıyoruz toplum olarak. Bu insanlarla dalga geçmek, insanları küçümsemek halinden dolayı Allahın takdir ettiği imtihandır bu. Allahın kınadığı asıl körlük bunların hakkını veremeyecek kadar basiretsiz insanlardır. Bunların hakkını yiyenler aynı şekilde sıkıntı çekecektir.”
ENGELLİ MEMUR ADAYINDAN ÜCRET ALINMAYACAK
> Gökhan Kaya ANKARA
5 bin engelli memur alımına ilişkin olarak memur adaylarından sınav başvurusu için 110 Türk Lirası talep eden Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bu uygulamasından vazgeçti. Engelsiz Sayfa’da da dile getirdiğimiz şikâyet ve istekleri göz önünde bulunduran Bakanlık, engelli memur adaylarından sınav ücreti alınmayacağını açıkladı. Yapılan duyuruda sınavın 81 il merkezinde 4 Temmuz pazar günü, Saat 14.00 yapılacağı kaydedildi. Değişikliği duyurusunda sınavın 90 dakika süreceği ve tek oturum olarak uygulanacağı da hatırlatıldı.
Engellilere rehber
Sabancı Vakfı Hibe programları tarafından desteklenen Anne Çocuk Eğitim Vakfı, Başbakanlık Özürlüler İdaresi ile iş birliği yaparak engelliler ve yakınları için bir rehber kitap hazırladı. “Engelli Bireyler için Kamusal Hizmetlerden Yararlanma Rehberi” isimli mini kitap, projeler yürütülen Adana, Ankara, Bursa, İzmir, Nevşehir ve Van’da dağıtılacak. Görme engelliler için kabartma alfabeyle de basılan kitapta, engellilere bilgiler veriliyor.
SİZDEN GELENLER
Engelli memur diye bir unvan var mı?
> Ulvi Can
Ben Milli Eğitim Bakanlığı’nın düzenlediği özürlü memur sınavına girmek istiyorum. Lisans mezunuyum ve eğitim fakültesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünü bitirdim. % 79 oranında görme engelliyim ve raporum var. Hem memur hem de öğretmenlik için başvurabilir miyim yoksa ikisinden birini tercih mi etmeyelim? Yine MEB resmi web sitesinde sınav başvuru linkine tıklayınca açılan sayfada adayların dikkatine başlıklı yazının dördüncü maddesinde “5335 sayılı kanunun 30. maddesinde belirtiliği gibi herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emekli ya da yaşlılık maaşı alanlar bu sınava başvuramaz” deniliyor. Ben de özürlü maaşı almaktayım. Bu durum sınava girmeme engel mi? Şayet böyle bir durum varsa yetkililerin düzenleme yapıp bizim de sınava katılmamızın sağlanmasını talep ediyorum. Bir devlet kurumuna engelli ya da engelsiz kadrosunda atanmanın bir farkı var mıdır? (ulvican80@mynet.com )
Ulvi Bey, konunun uzmanı olan değerli İsmail Çevikbaş’ın sorunuza verdiği cevap şöyle:
1- Engelliler iki şekilde kamu kurum ve kuruluşlarına memur olarak atanabilirler. Birincisi herkes gibi Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) ve yapılan yerleştirme işlemleri ile ikincisi de sadece engelliler için yapılan engelli memur sınavları iledir.
2- Böyle bir unvan yoktur. Memur engelli de olsa engelsiz de olsa yine memur olarak unvan alır. Engelli memurlar ile diğer memurlar arasında herhangi bir fark yoktur.
3- Engelli memur ya da engelsiz memur diye bir ayrım ya da unvan olmadığı için alınacak olan maaşlarda kadro ve derecesine göre değişir. Ancak artma ya da azalma söz konusu değildir. Ancak engelliler vergi indirimi için başvuru yaparsa cüzi miktarda da olsa artış olur. Ör: 50TL.
4- M.E.B. sınavı için sadece bir pozisyon seçebilirsiniz ya öğretmen ya memur ya da hizmetli. Ancak alım yapacak olan başka kurumlara da başvuru yapabilirsiniz.
5- Engelli olduğu için 2022 sayılı kanuna göre maaş alanlar engelli memur sınavlarına başvuru yapabilirler. Ancak atanmaları halinde bu maaşın kesilmesi için ilgili kuruma başvurmaları gerekir yoksa cezai yaptırımı vardır.
6- M.E.B.’in yapacağı sınavda sınav giriş belgeleri bizzat alınacaktır. Bu da karışıklık olmaması için uygundur.
Akülü araba istiyoruz
> Mehmet Şahin / Kayseri
14 yaşında bir çocuğum var. Yüzde 90 fiziksel engelli. Bundan bir süre öncesine kadar akülü arabasını, ayağıyla kumanda ediyordu. Yurt dışından bir hayırseverin gönderdiği araba bozuldu. Türkiye’de tamir ettirilemiyor. Bu konuda bize yardımcı olabilir misiniz? Yeni araba almaya gücüm yok. (0 352 322 47 04)
İşitme engelliyim cihazım yok
> Osman Kocaoğlu / Samsun
Ben sizi Samsun’un Bafra ilçesinden arıyorum. İşitme engelliyim. Yüzde 87 raporun var. Herhangi bir sosyal güvencem yok. İş de bulamıyorum. İşitme cihazı istiyorum iki tane. Almak isteğim 800 lira ile beş bin lira arasında değişiyor. Lütfen sesimi duyun. (Telefon: 0 362 548 15 23)
Araç tasarladım destek arıyorum
> Cemal Namda / Ordu
Merhabalar. Ben engelliler için bir bisiklet tasarladım. Kendi enerjisini kendi üreten, motoru istenilen yere monte edilen projem için teknik destek istiyorum. Engellilerin hayatını kolaylıştıracak bisiklet için destek verecek insanların telefonunu bekliyorum. (0 537 934 53 90)
Ahmet Dedeoğlu
05-26-2010, 23:50
[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])
Özel eğitim okulları destek bekliyor
26 Mayıs 2010 Çarşamba
ENGELSİZSAYFA
HAZIRLAYAN: Fatih SELEK fatih.selek@tg.com.tr
134 EĞİTİM KURUMU VAR
Türkiye’de binlerce öğrencinin eğitim gördüğü özel özel eğitim okulları, örgün eğitim yasasının Meclis tatile girmeden çıkmasını bekliyor. Aksi halde 134 okuldan çoğu yeni eğitim döneminde kapanmak zorunda kalacak.
[Only Registered Users Can See Links]
Psikolog Didem Atmaca
Engellilerin eğitiminde devletin yükünü hafifleten özel özel eğitim okulları, zor durumda. Geçtiğimiz yıl 170 olan özel eğitim kurumu sayısı 134’e düştü. Önümüzdeki yıl içinde bunlardan çoğu, kapanma riskiyle karşı karşıya. Hem okul idarecilerinin, hem de buralardan faydalanan engelli anne babalarının kulağı Ankara’dan gelecek haberde. Binlerce kişi, Meclis tatile girmeden Örgün Eğitim Yasasının çıkmasını bekliyor. Özel Özel Okullar Birliği Basın Sözcüsü Psikolog Didem Atmaca, okul çağındaki engelli çocuklara tam gün eğitim verdiklerini ancak yasada tam olarak tanınmadıklarını söyledi. Yasanın çıkmasıyla problemin büyük oranda ortadan kalkacağını ifade eden Atmaca şunları kaydetti:
36 OKUL KAPANDI
“Anayasa’daki zorunluluktan dolayı 3-14 yaş arasındaki çocukların okul eğitimi alması gerekiyor. Ama örgün eğitim yasası olmadığı için okul çağındaki engelli çocuklar okullara gidemiyor. Çocukların bir çoğu kağıt üzerinde devlet okullarna kayıt yaptırılıp, rehabilitasyon merkezlerinden destek eğitimi alıyor. Ama rehabilitasyon merkezinde haftada 8 saat eğitim veriliyor. Devlet bunun karşılığında 432 lira ödüyor. Halbuki okul çağındaki engelli çocukların tam gün, yani günlük 6 saat, eğitim alması gerekiyor. Şu an Örgün Eğitim Yasa teklifi hazır. Milli Eğitim Bakanı’nın elinde. Ancak Meclis’e indirilmedi. Ne zaman çıkacak bilmiyoruz. 8 ay öncesine kadar 170 okul vardı. Ama bu sayı 134’e düştü. Okul kısımlarını kapatmış rehabilitasyon merkezine geçiyor.”
[Only Registered Users Can See Links]
90 BİN ÇOCUK BEKLİYOR
Türkiye’de 90 bin civarında örgün eğitim alması gereken engelli çocuğun bulunduğunu anlatan Didem Atmaca, şöyle devam etti: “Maalesef bunların sadece 34 bini devlet okullarında eğitim alabiliyor. Bizim 134 özel özel eğitim okulunun kapasitesi ise 17 bin 500. Ancak sıkıntılardan dolayı 2 bin 300 çocuğa eğitim verebiliyoruz. Geriye 60 bin çocuk kalıyor. Ama devlet destek eğitimi destekleyip, örgün eğitimi desteklemediği için bu çocuklar eğitim alamıyorlar. Biz maddi destekten ziyade örgün eğitim yasasının çıkmasını istiyoruz. Yasadan sonra devlet örgün eğitimi destekleyip boyutunu ona göre şekillendirecek. Biz ilköğretim olduğumuz için tek başına resim, müzik, beden eğitimi öğretmeni çalıştıramıyoruz. Yasa çıkarsa, branş öğretmenleri bağımsız olarak derse girebilme hakkını elde edecek. Ama çıkmazsa bir sonraki öğretim dönemine bu okulların birçoğu kepenk çekecek. Çocuklar da evlerine kapanacak. Birçok veli, yeni dönem için okul arayışı içerisine girdi. Mesela bizim Kayseri’deki okulumuzda 105 öğrencimiz var. 30 kadrolu öğretmen istihdam ediyoruz. Aylık 30-40 bin lira harcıyoruz. Artık dayanacak gücümüz kalmadı.”
Hükümetin Özürlüler Kanunu ile birçok engeli kaldırdığını kaydeden Atmaca, umutlu olduğunu belirterek “Engellilerin eğitim yardımından daha önce sadece Sigortalı ve Emekli Sandığı’na bağlı aileler faydalanabiliyordu. Ama şimdi güvenliğiniz olsun olmasın herkes istifade ediyor. Bu çok güzel bir hizmet” diye konuştu.
[Only Registered Users Can See Links]
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, hafta sonunu eşiyle birlikte geldiği Bolu Abant’ta zihinsel engellilerle birlikte geçirdi.
Arınç’tan zihinsel engelliye yurt sözü
Engelli çocuklarla Abant’ta tatil yapan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Manisalı çocuklar için yurt yapılacağını söyledi
Türkiye Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı Manisa Şubesi, zihinsel engelli çocuklara, tabiat harikası Abant’ta bir haftalık tatil keyfi yaşattı. Taksim International Group Hotelleri Genel Müdürü Hüseyin Yersel’in davetlisi olarak Abant Palace Otel’e gelen zihinsel engelli çocuklar, yüzme doğa sporları, gölde sandal gezileri, fayton turları başta olmak üzere bir çok sosyal aktiviteye katıldı. Tatilin sonunda veda gecesi düzenlendi. Geceye Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da katıldı. Düzenlenen etkinlikte bir konuşma yapan Arınç çocuklara yurt sözü verdi. Arınç, “6 aileden birisinde engelli olduğunu biliyoruz. Bu dünyanın bir gerçeği. Ama onları eğitme, yetiştirme gayreti içerisinde olan hayırsever insanlarımız var. ZİÇEV de bunlardan biri. Manisa’daki şubesinde de bu güzel çocuklarımız eğitiliyorlar. İnşallah kendilerine yatılı bir yurt yapacağız. Buradan bu müjdeyi veriyorum. Bütün işlemleri tamamladık, en kısa zamanda temelini atacağız. Orada anneler babalar çocuklarının eğitimini gördüklerinde daha mutlu olacaklar” dedi.
[Only Registered Users Can See Links]
Mehmet Gücüklüoğlu, cumartesi-pazar günleri saat 13:00’te dinleyicisiyle buluşuyor.
Tek engelimiz sponsor sıkıntısı
Mehmet Gücüklüoğlu, engelli bir radyocu. İETT Destek Hizmetleri Daire Başkanlığına bağlı İaşe ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nde görev yapan Gücüklüoğlu, hafta sonları 106.4 Radyo Mavi Karadeniz’de “Mehmet’le Zamansız Yağmurlar” programında dinleyicileriyle buluşuyor. Marmara Bölgesi başta olmak üzere internet ve uydu üzerinden bütün dünyaya sesini duyurmaya çalışan Mehmet Gücüklüoğlu, tek engelinin sponsor bulmadaki sıkıntısı olduğunu anlatıyor: “Uzun yıllar tüm insanların bu konuya duyarlı olmasını sağlamak adına radyo programları yapıyorım. Zaman zaman sıkıntılar yaşıyoruz. Fakat yılmıyor engel tanımıyoruz. Ama sponsor bulma sıkıntıları yaşamamız bizlere engel oluyor. Duyarlı sanayici ve iş adamlarımız bize destek olursa yaşamaya mecbur kaldığımız engellerimizi bir anda unutur daha verimli ve de daha huzurlu çalışabiliriz. Engelli bireyler arasında çok yeteneklileri var. Ama fırsat verilmeden veya destek olunmadan bu yetenekleri göstermek mümkün değil. Engelli olmak bizim tercihimiz ve isteğimizle olmadı. Tercihimiz dışında gelişen bu olayın hayat şartlarımızı zorlaştırmasına sağlam bireylerin ve yöneticilerin çözüm bulması en önemli dileğimizdir.”
Görme engelli kardeşlerin adı parkta
Görme engelli avukat kardeşler Kerim ve Selim Altınok’un ismi oturdukları Bakırköy’de bir parka verildi. Karar, Bakırköy Belediye Meclisi’nin mayıs ayı toplantılarında oy birliği ile alındı. Engellilerin park keyfini rahatça yaşayabilmesi amacıyla Engelsiz Park olarak düzenlenen parklarda tüm oyun grupları engellilere göre tasarlandı.
SİZDEN GELENLER
Bazen yürekten bir tebessüm onlara yeter
> Saliha Kafes
İlk önce çok teşekkür ediyorum sizlere, bu güzel sayfayı hazırladığınız için. Engelli arkadaşlarım veya kardeşlerim için o kadar şey var ki yapılması gereken, bunları yazarak bitiremeyiz. Ben sadece onlarla aramızda olan engeller aşılsın istiyorum. Buradan sizin aracılığınızla herkese sesleniyorum: Hepimiz engelli olabiliriz. Bunun garantisi asla yok. Lütfen herkes duyarlı olsun. Onlar doğarken bir adım öndeler bizden, dünyaya sabır duygusuyla doğuyorlar. Biz sabrı bir iğne acısında arıyoruz. Zor olan hayatlarını daha da zorlaştırmayalım. Bazen tek bir tebessüm yüreklendirmeye yeter onları, yürekten bir tebessüm. Çok daha duyarlı olup, çocuklarımızı da küçükken engelli arkadaşlarımıza karşı doğru davranmaları konusunda bilgilendirelim lütfen.
Bilmeden yaşamak
> Dursun Başgut (Engelli babası)
Ben engelli bir çocuğum
Çok ilkler yaşadım hayatımda
İlk olmanın anlamını bilmeden.
İlk göz ağrısıyım annemin
İlk yürek ezintisi ailemin
Annemle beraber almıştık ilk önlüğümü
Babamın işleri yoğunmuş
Yoksa o da utanıyor mu benden?
Tıpkı diğer arkadaşlarım, akrabalarım gibi
O gün akşam ilk kez ağladığını gör-müştüm babamın
Ve döktüğü gözyaşlarını halen unutmadım.
Çocuklar gibi ağlamıştı babam
Sonradan öğrendim sevinç gözyaşlarıymış.
Ben de dökmüştüm o gün ilk kez sevinç gözyaşları
Sevinmenin ne olduğunu bilmeden.
Babam götürüp getiriyordu beni okula
Babam aslan bakışlı, ceylan yürekli babam
Avuçlarına alıp ısıtırdı ellerimi
Ben oyun oynadığını sanırdım.
Bir tek onunla oyun oynardım.
Çünkü babamdan başka arkadaşım yoktu benim
Bütün çocuklar kaçıyordu benden
Ali “annem senden uzak durmamı istedi” dedi bir gün
Niye demişti ki?
Ali en sevdiğim arkadaşımdı benim.
Ben ona zarar vermezdim ki
Ama kimseye anlatamadım kendimi.
Babam çikolata almıştı bir gün
Yarısını böldüm Fatma’ya verecektim
Uzattım ama o kaçtı benden
Hem kaçıyordu hem de bağırıyordu avaz avaz
Düşünce de öğretmen kulağımı çekmişti
Ne Fatma’ya verebildim çikolatasını
Ne de ben yiyebildim diğer yarısını.
Sevmiyorum artık çikolatayı da Fatma’yı da
Zaten kimse de beni sevmiyor.
Ben bir tek annemi ve babamı seviyorum.
Baba, babam benim
Hani bir zaman ağlıyordun ya gizli gizli
Baba diyemiyorum diye
Ağlama ne olur ağlama
Bak söyleyebiliyorum artık
Baba babam seni seviyorum.
Akülü araba istiyoruz
> Yusuf Bağkıran-Şanlıurfa
Sizi Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinden arıyorum. 27 yaşında yüzde 85 oranında engelli bir kardeşim var. İki ayağı da çalışmıyor. Yani yürüyemiyor. Akülü araba için 7-8 defa kaymakamlığa dilekçe ile başvuruda bulunduk. Fakat bir sonuç alamadık. İlgililerden, duyarlı vatandaşlardan, kardeşimi evden çıkarmak ve hayata bağlanmasını sağlamak için akülü araba istiyoruz... Lütfen bu çağrıya kulak verin. 0 544 578 91 94
[Only Registered Users Can See Links]
Ahmet Dedeoğlu
06-05-2010, 14:28
ENGELSİZ SAYFA
Fatih Selek
fatih.selek@tg.com.tr
02 Haziran 2010 Çarşamba
[Only Registered Users Can See Links]
Kendi sıkıntısından yola çıktı özel eğitime rehber oldu
2 BİN MATERYAL VAR
Özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklar için kaynak sıkıntısı yaşayan Özel Eğitim Öğretmeni Özgü Ertul, Türkiye’de ilk defa zihinsel engelli çocuklara yönelik 2 bin materyallik bir set hazırladı
[Only Registered Users Can See Links]
10 yıldır öğretmenlik yapan Özgü Ertul, “Zihinsel engellilere, görsel ve işitsel uyaranları zengin materyaller gerekiyor” diyor.
Zihinsel engelli çocuklara eğitim verecek materyal konusunda sıkıntı çeken Özel Eğitim Öğretmeni Özgü Ertul, iki yıl çalışarak kendisi gibi kaynak arayan öğretmenlere rehber niteliğinde bir eğitim seti hazırladı. 40 parçadan oluşan bir sette, özel eğitim kitapları, okuma yazma kitapları, matematik kitapları, temel beceriler kitabı, yazı ve çizgi kitapları ile çeşitli iletişim materyalleri bulunuyor. Gazi Üniversitesi Özel Eğitim bölümünden mezun olan ve 10 yıldan beri zihinsel engelliler öğretmenliği yapan Özgü Ertul, özel eğitimde kaynak sıkıntısı yaşandığını belirterek şunları söyledi:
TEK TEK TOPLADI
“Engelli öğrencilerin çantasında taşıyabileceği bir faaliyet kitabı yoktu. Bırakın çocukları, uzmanlar olarak bizim de bu konuda sıkıntılarımız vardı. Eğitimde kullanacağınız materyallerden, kitaplara kadar her şey eksik. Materyalleri ellerinizle hazırlamanız, uyarlama yapmanız gerekiyor. O da çocuğa şık bir sunum olmuyor. Zengin bir eğitim ortamı sunamıyorduk çocuklara. Halbuki zihinsel engellilere, görsel ve işitsel uyaranları zengin materyaller gerekiyor. Çünkü özel eğitim hem normal hem de ana okulu eğitiminden farklı. Bu tür çocuklar, küçük basamaklarla öğreniyor. Bunun için yola çıktım. Vanilya Okul Öncesi Eğitim Yayıncılıkla anlaştım. A’dan Z’ye bir özel eğitim sınıfının ihtiyacı olan bütün materyalleri hazırladım. Set, Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor. Belki tek başına kitap vardı ama materyalleriyle birlikte ilk defa yapıldı.
Başta bunu basacak yer bulamadık. Maalesef aileler ve ekonomik sistem sağlıklı çocuklar için çalışıyor. Ama özel eğitime sıra gelince, ne yayınevi ne de atölye var. Bunun için yayınevi kendini aştı ve bir atölye gibi tek tek ihtiyaç duyulan bütün malzemeler toplandı. Bunlarla keyifli bir eğitim ortamı sunmayı amaçlıyoruz. Setin içinde 2 bin materyal var. Çocuğun 4-5 yıl kullanabileceği bir koca bir eğitim kutusu hazırladık.”
[Only Registered Users Can See Links]
Özgü Ertul, engellilerin ihtiyaç duyacağı bütün materyalleri birer birer topladığını söyledi.
HİÇBİRİ BİR KALIBA UYMUYOR
Türkiye’de özel eğitimin yeni bir alan olduğunu anlatan Özgü Ertul, şöyle devam etti: “Milli Eğitim Bakanlığı bu işe çok önem veriyor. Ama özel eğitimle ilgili yetişmiş personel ihtiyacı çok fazla. Özel eğitim mezunu az. Her sene mezun olanlar, İstanbul’un ihtiyacını bile karşılamıyor. Bunun için Bakanlık, diğer alanlardan öğretmen aldı. Tabii bu öğretmenler ne yapacağını bilemedi. Çocuğu matematikten mi, okumadan mı hazırlayacak? Teknik bir alan ve her çocuk farklı hiçbiri bir kalıba uymuyor. Kırmızı rengini iki ayda öğrenen de var iki yılda öğrenen de. Hepsinin özel hazırlanan materyallerle öğrenmesi gerekiyor. Bu setlerle öğretmenlere bir yol çizmeye çalıştım. Bunları alan bir uzman ya da aile, çocuklarla sayfa sayfa ilerleyerek gidecek.”
Gören eller ilk 5’i hedefliyor
Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu, ağustos ayında Sırbistan’da düzenlenecek Görme Engelliler Satranç Dünya Şampiyonası’nda ilk 5’e girmeyi hedefliyor. Federasyonun satrançtan sorumlu yönetim kurulu üyesi Özcan Keskin, Görme Engelliler Satranç Milli Takımı’nın, Sırbistan’dan ödülle dönmeyi beklediğini söyledi.
[Only Registered Users Can See Links]
Engeller şehir toplantılarında kaldırılacak!
TÜBİTAK, 12 ilde 240 engelli ve engelsiz gençle toplantı yaparak yaşanan sıkıntıları belirleyecek. Konuşmaların ardından, taslak strateji belgesi çıkarılacak.
TÜBİTAK, DPT AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi tarafından desteklenen “Yürüyen Akıl Projesi”(YAP) kapsamında, engelli gençliğe yönelik hizmetlere ilişkin taslak bir strateji belgesinin hazırlanması için 12 ilde 240 engelli ve engelsiz gençle toplantılara başlayacak. Toplantılar sonunda hazırlanacak taslak belgenin, engelli gençliğe hizmet sunan tüm kurum ve kuruluşların hizmetlerini şekillendirmesine katkı vermesi hedefleniyor. Proje kapsamında, 10 engelli ve 10 engelsiz olmak üzere her ilde toplam 15-30 yaş arasındaki 20 gençle toplantılar yapılacak ve engellilere sunulan hizmetler değerlendirecek.
NASIL KATILACAKSINIZ?
İstanbul’da başlayan toplantıların şehir ve tarihleri şöyle: Adana-08.06.2010, İzmir-10.06.2010, Trabzon-29.06.2010, Samsun-01.07.2010, Eskişehir-06.07.2010, Ankara-08.07.2010, Erzurum-20.07.2010, Bingöl-22.07.2010, Diyarbakır-26.07.2010, Kayseri-29.07.2010, Edirne-04.08.2010. Toplantılara katılmak isteyenler, yap@tusside.gov.tr e-posta adresinden başvuru yapabiliyor.
[Only Registered Users Can See Links]
Basketbol kurslarını, lisanslı sporcular verecek.
Yaz spor okulunda onlar da olacak
Antalya Büyükşehir Belediyesi bu yıl 12 branşta yaz spor okulu açacak. Yüzme, futbol, basketbol, bayan voleybol, tenis, masa tenisi, satranç, pilates, tekvando ve karatenin yer alacağı okulda, bu yıl 12- 20 yaş arası bedensel engelli çocuk ve gençler için de tekerlekli sandalye basketbol eğitimi verilecek. 28 Haziran-28 Ağustos tarihleri arasında devam edecek kurslar, pazartesi, çarşamba ve cuma günleri Atatürk Kapalı Spor Salonu’nun yan tarafındaki spor çadırında sürecek. Kurslar, Antalya Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı oyuncuları verecek.
SİZDEN GELENLER
Örgün eğitim yasasını bekliyoruz
> Nazmi Akkaya / Kayseri
Öncelikle gazetenizde böyle bir sayfa ayırdığınız için Türkiye Gazetesi ailesine teşekkür ederim. Ben bir engelli çocuk babasıyım. Geçen hafta sayın Didem Atmaca hanımefendinin yazısını okudum. Kendisine çabalarından dolayı teşekkür ediyorum. Bizim problemlerimiz 2006 yılına kadar saymakla bitmezdi. Hatırlarsanız engelli çocukların zicirlerle kömürlüklere ve karanlığa mahkûm olduğu dönemleri. Sigortası olan çocuğunu özel eğitim okullarına gönderebiliyor olmayan evine hapsoluyordu. Bugünkü hükümet karanlığa mahkûm çocukları gün yüzüne çıkardı ve çocuklarımıza bir kimlik kazandırdı. Bizler çocuklarımızı topluma kazandırmak istiyoruz. Bunun için de hükümetimizden biraz daha fedakârlık istiyoruz. Özel özel eğitim okullara bir kimlik kazandırılmasını istiyoruz. Devletin kendi bünyesinde bu tür okulları var. Alt yapısı var. Bizim Kayseri’de devlete ait bir tane okul var orayı da denedik bir sonuç alamadık. Şu an benim çocuğum özel bir okula gidiyor ve çok mutlu. Tek sıkıntımız deneyimli, işinde uzman öğretmen ihtiyacı. Şu konuya değinmeden geçemiyeceğim. Yine özel okullarla ilgili yıllarca bu tür çocuklar üzerinden haksız kazanç elde edenler oldu. Bu insanları vicdanlarıyla başbaşa bırakıyoruz ve iyiyle kötünün ayrılmasını istiyoruz. Örgün eğitim yasasının bir an önce çıkmasını istiyoruz. Çünkü bu tür çocukların eğitime 1 hafta da ara vermesi en az 1 ay geri gitmesi demektir. Nimet Çubukçu Hanımefendiden bu konuyu dikkate almasını özellikle rica ediyorum.
İlaç alacak paramız yok
> Çetin Kocaoğlu-Samsun
Ağabeyim akıl hastası. İlaçlarla ayakta duruyor. Ama bizim ilaç alacak paramız yok. İlgi ve yardım bekliyoruz. Telefon: 0 362 548 15 23
Raporuma sağlık güvencesi var mı?
> Ömer Yıldız / Ankara
Yüzde 40 engelli raporu aldım. Emeklilikte avantajım olur mu? 25 yaşındayım. Bu raporla sağlık güvencesinden faydalanabilir miyim?
Devlet, yüzde 40’ın üzende raporu bulunan engellilere, engel durumuna göre 15 ila 20 yıl arasında bir sürede emekli olma imkanı sunuyor. Emekli maaşlarında da herhangi bir fark bulunmuyor. Söz konusu raporla babanızın sağlık sigortasından faydalanabilirsiniz.
Duymuyorum diye kimse konuşmuyor!
> Zeynep Erdoğdu / Osmangazi-Bursa
Ben engelli bir anneyim. Geçenlerde sayfanızda bir engelli babasının yazısını okudum. Çok üzülüyor. Bense bu sakat halimle derdimi kimselere dökemiyorum. 11 yaşımda ayaklarım ağrımış. Bunun üzerine çok antibiyotik vermişler iltihap kurusun diye. Ama kulak damarlarım kurumuş. O gün bugündür iki kulağım hiç duymuyor. Yaşım 60 ve ben bu derdi 50 senedir çekiyorum. Eşim, iki oğlum ve gelinim var ama ne fayda? Bu halimle çok çileler çektim. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Üzüldüm, ağladım ama kimseden bir teselli görmedim, görmüyorum. Dua ediyorum sürekli. Allah’tan dileğim beni bu halimle kimselerin eline bırakmaması. Birinden yardım isteyince çok üzülüyorum. Duymuyorum diye kimse beğenmiyor, hor görüyor. Konuşmak, dertleşmek istiyorum ama yanımda kimseleri bulamıyorum. Hep yalnızım. Allah sevdiği kuluna dert veriyormuş. Mevlam bizi sevmiş, biz de onu sevip yardım isteyelim. Bütün engelli kardeşlerime Allah’tan hayırlı şifalar diliyorum...
Zeynep Teyze, engellilerin toplumdan dışlanması ve hep yalnız başına kalmaları sıklıkla şahit olduğumuz, ciddi bir problem. Bu konuları gündeme getirmeye çalışıyoruz. Bu sayfa bunun için var. Bu düşüncelerinizi yakınlarınızla paylaşın. Bir netice alamıyorsanız, yalnızlığınızı unutturacak faaliyetler yapın.
[Only Registered Users Can See Links]
Ahmet Dedeoğlu
06-10-2010, 03:26
Koluyla değil ağzıyla çiziyor
10 Haziran 2010 Perşembe
ENGELSİZSAYFA
HAZIRLAYAN: Fatih SELEK
fatih.selek@tg.com.tr
> Cüneyt Bitikçioğlu
[Only Registered Users Can See Links]
Iğdır’da 7 yaşındayken elektrik akımına kapılarak iki kolunu kaybeden Yusuf Akgün (22), ağzıyla tuttuğu kalemle yaptığı resimler ve yüzme yarışmalarında elde ettiği derecelerle engelinin “başarıya engel olmadığını” en güzel şekilde ispatlıyor. Atılım Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü’nde öğrenimini burslu olarak sürdüren Yusuf Akgün resim sergisi bile açtı. İlköğretim ve liseyi bitirdikten sonra hedefindeki Güzel Sanatlar Fakültesi’ni bu yıl burslu kazanan Akgün, 50. Yıl Yetiştirme Yurdu’nda kalıyor. İki kolunu kullanamamasına rağmen insanlardan kendini soyutlamadığını ve kabuğuna çekilmediğini ifade eden Akgün, “Kara kalemle, fırçayla ve pastel boya ile resim yapıyorum. Sporla da ilgileniyorum. Kickboks, atletizm ve yüzme branşlarında derecelerim var” dedi.
Başkentte engelsiz günler
100’DEN FAZLA KURULUŞ
Engelliler ve engellilerle ilgili çalışan kuruluşlar Ankara’da bu sene 2.’si düzenlenen Engelliler ve İhtiyaç Günleri Konferansında bir araya geliyor.
10 GÜN SÜRECEK
Atatürk Kültür Merkezinde 10 gün boyunca devam edecek etkinlikte, paneller, konferanslar, konserler, tiyatro ve sinema gösterileri sunulacak.
Ankara’da bu sene 2’ncisi düzenlenen “Engelliler ve İhtiyaçları Günleri ve Engelli Hayatı Konferansı” bugün Atatürk Kültür Merkezi’nde kapılarını açıyor. 10 gün sürecek etkinlik, engellilerle ilgili özel ürün, teknoloji ya da hizmet sunan 100’ün üzerinde kuruluşu bir araya getirecek.
Engelli Aileleri Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği’nin (ENAD) öncülüğünde ve Kültür Bakanlığı, Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve PTT Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle yapılan etkinlikte, konferanslar, paneller, konserler, dans, sinema ve tiyatro gösterileri yer alacak.
PROBLEMLER KONUŞULACAK
Konferansta; kamu kurumlarında engelliler aleyhine yapılan ayırımcı uygulamalar ve hukuki düzenlemeler, engelli kadınlar hakkındaki ayırımcı düzenlemeler, engellilerin eğitiminde kaynaştırılmış eğitim modeli ve uygulama örnekleri, özel eğitim kuruluşları ve engellilere verilen destek eğitim programları, engellilerin yüksek öğretimde karşılaştığı problemler, engellilerin sosyal güvenlik ve çalışma hayatında karşılaştığı sıkıntılar, erişebilirlik, engelliler ve spor gibi konular ele alınacak. Konferans sunumları daha sonra kitap haline getirilecek.
KONSER VE TİYATRO
Fuar çerçevesinde iki engelli sanatçının rol aldığı, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nün “Gitar” adlı oyunu seyirciyle buluşacak. Kültür Bakanlığı Devlet Halk Dansları Topluluğunun sahne alacağı etkinlikte, görme engelliler için de sesli betimlemeli sinema örnekleri sunulacak.
Organizasyonu düzenleyen ENAD Başkanı Salih Sezgin, aileleri ile birlikte 30 milyona yakın insanı ilgilendiren engellilik meselesi ile ilgili bütün tarafları bir araya getirmek istediklerini söyledi. 20 Haziran’a kadar devam edecek konferansla ilgili detaylı bilgi [Only Registered Users Can See Links] internet adresinden alınabilir.
ENGELSİZ SAYFA OKURLARLA BULUŞUYOR
Bugün Arkara Atatürk Kültür Merkezi’ndeki “Engelliler ve İhtiyaçları Günleri ve Engelli Hayatı Konferansı”nda okurlarımızla buluşuyoruz. İki yıla yakın bir zamandır engellilerin sesi olan Engelsiz Sayfa’nın standına tüm engellileri bekliyoruz...
[Only Registered Users Can See Links]
Kendileri için kurulan atölyede halk oyunları, dans, piyano, gitar, bağlama, tiyatro, ebru ve resim kursu alan engelli çocuklar eğlenerek öğreniyor.
Sanat, hayata bağladı
Ankara’da kurduğu atölye ile engellilere sanat kursları veren Erdem Öksüz, sanatın öz güvenlerinin gelişmesine önemli bir katkı sağladığını söyledi
> Gökhan Kaya ANKARA
Engellilerin sanat alanında da yeteri kadar üretme imkânına sahip olamadığını gören Erdem Öksüz, Ankara’da kurduğu sanat atölyesiyle dezavantajlı çocukları hayata bağlıyor. Atölyesinde engelli çocuklara halk oyunları, dans, piyano, gitar, bağlama, tiyatro, ebru ve resim kursları veren Öksüz, “Engellilere fırsat verildiğinde neler yapabileceklerini biz gözlerimizle görüyoruz. Ve inanıyorum ki her engellide kesinlikle bir sanatçı ruhu var” dedi.
Engelli çocukların, sanatı hayatın parçası haline getirmeleri ve bu sayede hayata sıkı sıkıya bağlanmalarını sağlamak için Yön Sanat Atölyesi’ni açtıklarını belirten Erdem Öksüz, onların özgüvenlerinin gelişimine katkı sağladıklarını söyledi. Öksüz, “Eğitimin ardından evinden bile çıkmayan, utanan, sıkılan engelli çocuklar, hayata kendi pencerelerinden bakmayı öğrendi” diye konuştu.
ZEYBEK DE HORON DA...
Atölyelerinde halk oyunları eğitimi verdiklerini, engelli çocukların birçok yöreye ait oyunları başarıyla sergilediğini söyleyen Erdem Öksüz, “Ortaya koyduğu eserleri ve çalışmaları görenlere bu çocukların engelli olduklarına inandıramıyoruz” dedi. Halk oyunları ekibiyle 10’a yakın gösteri sunduklarını anlatan Öksüz, engellileri kapsayan bir halk oyunları yarışması düzenlenmesi için çalışma yaptıklarını aktardı. Çalışmalarını sürdürdükleri bir tiyatro oyununu da Ekim ayına kadar bitirip sahneleyeceklerinin altını çizen Öksüz, kurdukları atölyenin Türkiye’de bir örneğinin bulunmadığını sözlerine ekledi.
[Only Registered Users Can See Links]
Üsküdar’da engelliye yaz spor okulu
Üsküdar Belediyesi tarafından düzenlenen Engelliler Yaz Spor Okulu 15 Haziran ile 30 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Zihinsel, görme ve bedensel engelli çocuk ve gençlere yönelik açılacak etkinliğe, 6 görme, 71 zihinsel, 16 otizmli, 10 bedensel ve 13 de çoklu engelli olmak üzere toplam 116 engelli katılabilecek.
SİZDEN GELENLER
Engelli raporum değişti emekli olamıyorum
> Turgut Özbay / Kütahya
Tek gözüm görmüyor. 1994 yılında sakatlık raporu aldım ve sigortalandım. Emeklilik işlemleri için 17 yıl sonra müracaat ettim. Ama tekrar rapor almamı istediler. Hastanede raporum yüzde 40’tan, yüzde 20’ye düşürüldü. İtiraz ettim, Sağlık İşleri Yüksek Kuruluna başvurmamı söylediler. Nasıl bir yol izlemeliyim?
CEVAP: Turgut Bey, engelliler için sağlık kurulu rapor yönetmeliği 2006 yılında değişti. Avrupa Birliği standartlarına uymak maksadıyla yeni bir kriter belirlendi ve bu tarihten sonra engel yüzdeleri büyük oranda düştü. Bu karmaşa halen çözülebilmiş değil. Kendisinden görüşlerini aldığımız Avukat Cemal Donat, bu yönde birçok mağdur bulunduğunu ve yönetmeliğin yeniden oluşturulduğunu belirterek biraz daha beklemenizi tavsiye etti. Donat, mahkemeye gidip, yönetmeliğin yürütmesini durdurmak için dava açılabileceğini ama şimdiye kadar kimsenin gitmediğini ifade etti.
İLKÖĞRETİM mezunları da memur olabilsin
> Raziye Uçan- Selendi / Manisa
Benim oğlum işitme engelli. Bir kulağında yüzde 60, diğerinde yüzde 40 duyma kaybı var. İşitme engelliler lisesini bitiremedi. Şimdi açık lisede okuyor. Engelliler için açılan sınavlara girebilir mi? İlle de lise mezunu olması mı gerekiyor. Bu çocuklar hep açıkta kalıyor. Zaten zor bir eğitimden geçiyorlar. Başbakanımızdan, Milli Eğitim Bakanı’ndan rica ediyoruz. Bu çocuklara sahip çıkın. Eğitim imkanlarından faydalanamıyorlar, çalışarak hayata tutunsunlar.
CEVAP: Raziye Hanım, engelliler, devlet kadrolarına hem Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) hem de engelliler için yapılan özel sınavlar yoluyla atanabiliyor. KPSS’ye lise, yüksekokul ve üniversite mezunları başvuruyor. Engelli sınavları da yıl içinde belli dönemlerde yapılıyor. Adaylar sınav açan kurumları kendisi takip ediyor. Mezun olduktan sonra istenilen şartlara uyan başvuruyor. Bu sınavları her kurum kendisi yapıyor. Burada ilköğretim mezunları (yani ortaokul) için de kadro açılıyor. Ama çok az. Oğlunuzun bunları takip etmesi gerekiyor. Ya da liseyi bitirip KPSS’ye başvurabilir.
ENGELLİLERE BELEDİYEDEN KPSS KURSU
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Özürlüler Müdürlüğü (İSÖM), kamuda istihdam edilebilmeleri için KPSS’ye girecek olan İstanbullu engelliler için ücretsiz KPSS hazırlık kursu düzenliyor. 15 Nisan tarihinden bu yana devam eden hazırlık kurslarına şu an itibariyle 40 engelli katılıyor. Küçükçekmece, Sancaktepe ve G.O. Paşa’da bulunan İSÖM merkezlerinde yürütülen eğitimler, talep artışı durumunda İstanbul’un çeşitli ilçelerinde bulunan İSÖM’e bağlı 18 eğitim merkezinde verilmeye başlanacak. Başvurmak isteyenler, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ALO 153 numaralı telefonunu arayarak ön kayıt yaptırabilir.
Ahmet Dedeoğlu
06-16-2010, 13:15
Okula gidemeyenin AYAĞINA GİTTİLER
16 Haziran 2010 Çarşamba
ENGELSİZSAYFA
HAZIRLAYAN: Fatih SELEK
fatih.selek@tg.com.tr
KAPI KAPI DOLAŞTILAR
Bir yıl boyunca kapı kapı dolaşan Ümraniye Belediyesi, ilçede 10 bine yakın engellinin okuma yazma bilmediğini belirledi. Ardından onlara evlerinde okuma yazma kursu vermeye başladı.
BİZ ÖĞRETİRİZ
Aralarında Başbakan Erdoğan’ın kızlarının da bulunduğu Türkiye genelinden yüzlerce gönüllü öğretmen ve öğrencinin destek verdiği projeyle, eve hapsolan engellilerin yüzü güldürülecek
[Only Registered Users Can See Links]
ÖĞRETMEN YOLU GÖZLÜYOR
Sokakta veya okulda görmüyoruz çoğunu, otobüslerde yoklar. Çoğu engeli yüzünden okula veya bir okuma yazma kursuna gidememiş. Onlar aslında aramızda, kimimizin kardeşi, kimimizin babası, kimimizin komşusu. Emine Buse Bayraktutan onlardan biri. Henüz 9 yaşında. Doğuştan fiziksel engelli, yaşıtları her gün okul yolunu arşınlarken o evde. Ama şimdi mutlu, pencerede kendisine okuma yazmayı öğretecek öğretmenin yolunu gözlüyor.
Ülkemizde 8.5 milyon engelli olduğu söyleniyor. Söyleniyor diyorum, çünkü rakamlar net değil ve her geçen gün sayı artıyor. Engelliler için herkes bir proje hazırlama telaşında. İyi de bir durum tespiti yapmadan, hangi bölgede ne kadar engelli bulunduğunu, bunların hangi rahatsızlıklardan muzdarip olduğunu belirlemeden bir işe girişmek boşa kürek sallamak olmaz mı?
Bu hafta sizi, eğitimde engelleri kaldıran güzel ve örnek bir projeden haberdar edeceğiz. Bir yıl süren bir araştırma yaptıran Ümraniye Belediyesi, ilçe sınırları içinde okuma yazma bilmeyen binlerce vatandaşın bulunduğunu; bunların yarısına yakınının ise evinden çıkamayan engelliler olduğunu belirlemiş. Ardından kapı kapı dolaşılarak bu engelliler evlerinde ziyaret edilmiş. Engellilerin çoğu okuma yazma öğrenmek istediğini söylemiş. Bunun üzerine ilk büyük adım atılıp, tüm eğitim ihtiyaçları karşılanarak onlara evlerinde okuma yazma öğretmeye karar verilmiş.
“Biz Gönüllüyüz Biz Öğretiriz” başlıklı kampanya ile geçtiğimiz hafta yola çıkan gönüllü öğretmen ve öğrenciler, engellileri kısa sürede okur yazar hale getirecek.
BİR AYDA DİPLOMA
Kampanyada önce; [Only Registered Users Can See Links] sitesinden gönüllü öğretmenlerin başvuruları ortak bir havuzda toplanıyor. Bu havuzdaki gönüllü öğretmenler kısa bir formasyon ve metodoloji eğitiminden sonra okuma yazma bilmeyen okur yazarlık kazandırılabilir bir engelli ile eşleştiriliyor. Gönüllü öğretmen eşleştiği engelliye Ümraniye Belediyesi’nin sağladığı lojistik ve altyapı desteği ile evinde özel ders veriyor. Bir aylık bire bir, yoğun eğitim süreci sonunda İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün sınavıyla her engelliye okuryazarlık diploması verilecek. Üstelik, za-manlama sınırlaması da yok. Ümraniye’de okuma yazma bilmeyen tek engelli kalmayana kadar devam edecek.
EDİRNE’DEN KARS’A DEK
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kızları Esra Erdoğan Albayrak ve Sümeyye Erdoğan da öğretmen olup desteklediği kampanyaya katılım çığ gibi. Edirne’den, İzmir’den, Ardahan’dan, Karabük’den “Yazın İstanbul’da olacağım, size destek vermek istiyorum“ diyen yüzlerce kişi aramış belediyeyi. Sadece ilk gün 300 kişi ‘ben de varım’ demiş. Kampanya çerçevesinde önce evinden çıkamayanlara, sonra ulaşım problemi yaşayanlara, ardından öğretilebilir zihinsel engellilere, işitme engelileri ve engelli annelerine okuma yazma kursu verilecek. Proje hakkında bilgi almak isteyenler, 0 216 443 56 00 / 317 numaralı telefonu arayabilirler.
[Only Registered Users Can See Links]
OKUMAK VE YÜZMEK İSTİYORUM
12 yaşındaki Burçin Bulut, İstanbul’daki binlerce engelliden biri. 1.5 yaşında balkondan düşerek kısmi felç geçiren Burçin, hiç okula gitmemiş. Bir sınıfı, oturduğu bir sırası ve arkadaşları olmamış. Şimdi evinde eğitim alacağı için mutlu. “Okumak ve yüzmek” istiyorum diyor.
Tatille hava alacaklar
Florya sahilindeki Özürlüler Yaz Kampı açıldı. Kamptan bu sene 5 bin 280 engelli ve yakını ücretsiz faydalanacak
[Only Registered Users Can See Links]
55 evin bulunduğu kamptan 2004 yılından bu yana 18 bin 305 engelli ve yakını faydalandı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Özürlüler Müdürlüğünün engelliler ve engelli aileleri için düzenlediği ücretsiz Özürlüler Yaz Kampı açıldı. Toplam 60 bin metrekare alan üzerine Florya sahiline kurulmuş yaz kampında bu yıl 5 bin 280 engelli ve yakını tatil yapacak. Televizyon, klima, 24 saat sıcak su imkânı, telefon, çardak ve çiçek bahçesine sahip 55 müstakil evin bulunduğu kamptan engelliler 1 hafta boyunca faydalanacak. Kafeterya, çocuk bahçesi, internet kafe, süs havuzu, yürüyüş parkurları, voleybol ve basketbol sahaları, masa tenisi ve satranç oyun alanları, engelli ve engelli yakınlarına hizmet veriyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da kamp süresince tarihi ve turistik geziler, konserler, şenlikler, spor organizasyonları ve seminerler düzenlenecek.
[Only Registered Users Can See Links]
Sergi, Burdur Belediye Fuayesinde açıldı.
Engelsiz eserler görücüye çıktı
Burdur Belediyesi, Valilik ile İş Kur İl Müdürlüğü arasında imzalanan protokol gereği açılan dikiş nakış atölyesinde kurs gören engellilerin eserleri Belediye Fuayesinde sergileniyor. 15 engelli kursiyerin, 6 aylık kurs sonunda ürettiği eserlerinin görücüye çıktığı serginin açılışını Burdur Valisi Süleyman Tapsız, Belediye Başkanı Sebahattin Akkaya ve Milletvekili Bayram Özçelik yaptı. El emeği göz nuru eserleri inceleyen protokol üyeleri engellileri tebrik ettti.
İşitme engellilerin problemi için toplantı
İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası’nda 25 Haziran Cuma günü, “İşitme Engelliler ve Yükseköğrenim” konulu bir panel düzenlenecek. Lise ve yükseköğrenim gören işitme engellilerin eğitimde karşılaştıkları problemlerin ele alınacağı etkinlik saat 09:00’da başlayacak. Toplantıyla ilgili 0212 4555700 /15809 telefondan bilgi alınabilir.
SİZDEN GELENLER
Plastik kapak getirin, tekerlekli sandalye olsun
Dünya Engelliler ve Dostları Gelişim Derneği genel merkezi olarak, Türkiye’de ilk kez plastik kapak toplama kampanyası düzenledik. 1000 adet kapağa 1 adet tekerlekli sandalye verilecek. Toplanan kapakların, bütün resmi daireler, okullar ve bütün duyarlı vatandaşların katılımıyla genel merkezimize getirilmesi konusunda yardımlarınızı ve desteklerinizi bekleriz. Şu ana kadar 30.000 adet toplanılmıştır. Çalışmalarınızda başarılar dileriz.
Adres: Şenlikköy Blokları Bulut Sok G.1 No.1 Keçiören- Ankara Tel: 0 312 358 25 21
Bir oğlumu kaybettim diğeri zor durumda
> Remziye Çakır, İstanbul
İstanbul Beylikdüzü’nde oturuyorum. Oğlum bundan bir süre önce askerlik yaparken rahatsızlandı. Yüzde 70 raporu var. Evim kirada ve 400 lira. Ama ödeyemiyorum. Ev sahibim evden çıkardı. Yeni bir ev buldum ama param olmadığı için taşınamıyorum. Bir yandan oğlum için ne yapacağımı düşünüyorum bir yandan halime yanıyorum. 90’lı yıllarda bir oğlum siroz oldu. Türkiye Gazetesi’nde haberi yayınlanınca, okurlar sahip çıktı ve Almanya’dan ilaç getirtildi. Ama yavrumu kurtaramadık. Bu oğlum için de yardım elinizi uzatın. Elimizden tutun lütfen. 0 531 367 84 64, Ev: 0 (212) 875 33 64
UZMAN GÖRÜŞÜ
Televizyonla değil sarılarak iletişim kurun
Aylık kadın-aile dergisi Bizim Aile, haziran sayısında engellileri kapağına taşımış. Zihinsel engelli ve zihinsel engelli yakını olmanın nasıl bir şey olduğuna dair bakış açısı sunulan dergi, “Engel Zihinlerde mi?” diye soruyor. Kapak dosyasında Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Adnan Yüksel, anne babalara şu uyarılarda bulunuyor: “Çocuk gelişiminde kesinlikle üç yaşından önce televizyon izletilmemeli. Televizyon düşman çocuk yetiştirir. Çünkü çocuk te-levizyon seyrederek gelişmez. Çocuğun psikososyal gelişimi jest ve mimiklerle olur. Televizyon çocuğun gülümsemesine gülümsemez. İstediği bir şeyi vermez. Mesela biz devamlı televizyon seyreden çok otistik çocuk görüyoruz. Bu yanlış. Çocuğu bağrına basacaksın, okşayacaksın, ilgileneceksin. Böylece özgüvenini artıracaksın.”
Ahmet Dedeoğlu
06-23-2010, 10:28
[Only Registered Users Can See Links]
Engellere gol atan futbolcular
23 Haziran 2010 Çarşamba
ENGELSİZSAYFA
HAZIRLAYAN: Fatih SELEK
fatih.selek@tg.com.tr
İSTANBUL’DA TEK
İstanbul Özürlüler Spor Kulübü, 13 milyonluk İstanbul’un tek ampute futbol takımı. Ligde mücadele eden kulüp, imkânsızlıklara ve engellere aldırmadan yeşil sahaları renklendiriyor
FORMAYI GİYİNCE
Her birinin ilginç hikâyeleri var. Kimi bir kazayla, kimi hatayla engelli olmuş. Bankacı, şoför, memur, tiyatrocu. Hepsinin de mesleği farklı. Ama formayı giyince kalpleri aynı şey için atıyor
[Only Registered Users Can See Links]
Sporseverler, bu aralar G. Afrika’da oynanan dünya kupasıyla yatıp kalkıyor. Türkiye’de geçtiğimiz sezon da farklı bir furbol heyecanı vardı. Futbol Federasyonu ve Bedensel Engelliler Spor Federasyonun ortaklaşa düzenlediği Ampute Futbol Ligi, mayıs sonunda tamamlandı. 14 takımın mücadele ettiği ligde, Ankara Engelliler Gençlik ve Spor Kulübü kupanın sahibi oldu. Biz de bir karşılaşma öncesinde ligi 5. sırada bitiren 13 milyonluk İstanbul’un tek ampute futbol takımı İstanbul Özürlüler Spor Kulübü (İSÖS), futbolcularıyla
görüştük. Hepsinin ayrı ayrı hikâyelerini dinledik. İşte futbolla hayata bağlanan genç ‘kanadyenler’...
KÜLFET DEĞİL NİMET
Bir iş kazasında sol kolunu kaybeden Ahmet Korkmaz, kurulduğu günden beri takımın başkanlığını ve antrönörlüğünü yürütüyor. Korkmaz, “Engelimi bir külfet değil bir nimet olarak algıladım” diyerek giriyor söze ve anlatmaya başlıyor: “Ligde daha iyi bir yerde olabilirdik. Maddi imkânsızlıklar yüzünden ister istemez yorulduk. Ama ben mutluyum. Takımım genç bir kadrodan oluşuyor. En az 10 yıl sahalara çıkacak genç sporcularımız var. Bu sene Ampute Milli Takımına 3 oyuncu verdik. Bu, bizim için ayrı bir gurur. Açıkçası, gelecek 20 yılın temelini attık. Spor yapmak isteyen bütün engellilere kapımız açık, bekliyoruz.”
MİLLİ TAKIMDALAR
Eray Demirel, 19 yaşında bir öğrenci. 2 yıldır ampute futbol oynuyor. Bu sene Milli Takım’a çağrılmış ve bu kendisini çok mutlu etmiş. “Ay yıldızlı bayrağımızın göklere çekilmesinde azimle mücadele edeceğim” diyor heyecanla. 21 yaşındaki Hüseyin Türkmen de Aksaray Üniversitesinde muhasebe okuyor. Spor onun hayatının bir parçası. Zira, havalı tüfek atıcılığı ve tekerlekli sandalye basketbol branşlarında da lisansı var. O da Eray ile birlikte Milli Takım’a davet edilmiş. “Beklemiyordum, benim için gerçekten sürpriz oldu” diye dile getiriyor duygularını ve “Bu onuru ve gururu yaşamak bambaşka bir şey” diyerek ekliyor.
4 yaşındayken bir trafik kazasında sol ayağını kaybeden İsmail Korkmaz, 6 yıldır aktif futbol oynuyor. 22 yaşındaki sporcu, “İkinci kez Milli Takıma çağrıldım. Bu gururu yaşamak çok güzel” diye konuşuyor. Korkmaz, önümüzdeki yıllarda sahalarda takım olarak adlarından sıkça söz ettireceklerini ifade ediyor.
18 yaşındayken bir iş kazasında ayağı kopan Metin Kaplan ise takımın ağabeylerinden. 36 yaşındaki Kaplan, özel bir sektörde şoför.
BİZİ ÜZEN ŞEY...
Bir otobüs kazasının ardından yapılan yanlış doktor müdahalesi Abdulkadir Özoğul’u bir bacağından etmiş. 22 yaşındaki sporcu bankada çalışıyor. Her şeyin yolunda olduğunu söylüyor. “Yalnız” diyor, “Takıma koskoca İstanbul gibi bir şehirde sponsor bulamadık. Bu bizi çok üzüyor.”
Cemal Selcik de bizim gazetenin çalışanlarından. Matbaa servisinde muhasebecilik yapan 35 yaşındaki Selcik, ampute futbola biraz geç başladı. Engelsiz Sayfa’mızın müdavimlerinden olduğu için ampute futbolcuları ilgiyle takip ediyordu. Lig başlayınca ister istemez kendini İSÖS’de buldu. 3 çocuk babası olan Cemal Selcik, fanatik bir Trabzonsporlu... Amacı, emekli olduktan sonra Trabzon’da bir ampute futbol takımı kurmak. “Ne kadar engelliyi topluma katarsak iyi. Çünkü çevremizdekilerin bize acıyarak, dilenci muamelesi yapmasından bıktık” diyerek duygularını dile getiriyor.
24 yaşındaki Akın Ispartalı da deprem kurbanlarından biri. 1999’da Yalova’da enkaz altında kalarak tek bacağından olan Ispartalı, bir şirkette büro memuru.
[Only Registered Users Can See Links]
HEM KAPTAN HEM AĞABEY!
Takımın 35 yaşındaki kaptanı Coşkun Turan, 16 yaşındayken, Yenikapı Tren İstasyonunda bir ayağını trene kaptırmış. Şimdi bir kamu kuruluşunda memur olarak çalışıyor. İlk günden beri kulübün içinde. “Sporu çok seviyorum. Kulüpte ve takımda herkesin abisi gibiyim onlara destek olmak, umut vermek ayrı bir zevk. Ama kulübümüzün bir tesisinin olmayışı bizi gerçekten zorluyor. Spora duyarlı insanlardan, yetkililerden bu konuda yardım bekliyoruz” diye konuşuyor.
[Only Registered Users Can See Links]
YETİŞTİRME YURDUNDAN MİLLİ TAKIMA
Serkan Dereli, daha 15 yaşında. Kendi tabiriyle “takımının şımarık çocuğu”. Küçük yaşta annesini kaybeden Dereli, 3 yaşından beri İstanbul Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Yurdunda kalıyor. İlköğretim öğrencisi olan genç sporcudan beklenti büyük. Herkes yakın dönemde Milli Takım’da oynayacağına inanıyor. Dereli, “Bir gün ay yıldızlı formayı giyeceğim” diyor.
[Only Registered Users Can See Links]
[Only Registered Users Can See Links]
SERHAT GÜNEŞİ GÖRDÜ
Serhat Çağlayan, İSÖS’e bu sene katılan sporculardan. Mahsun Kırmızıgül’ün yönettiği “Güneşi Gördüm” filminde rol alan Çağlayan, sinemadaki başarısını futbolda da göstermek istiyor.
SAHNE TOZU YUTTULAR
“Kendimi engelli olarak görmedim” diyerek başlıyor söze Remzi Özcan. 23 yaşındaki sporcu, takımın kalecisi. Açık öğretim okuyor. Daha önce Beşiktaş Spor Kulübünde normal futbol oynamış. Sonra gelecek vadettiğini düşünerek amputeye geçmiş. O aynı zamanda bir sanatçı. 5 senedir tiyatro ile uğraşıyor. “William Shakespeare’in “Macbeth”, Sofokles’in “Kral Oidupus”, Sevrin Uysal Kandemir’in “Oyun Bozan” ve “Bir Aşk Hikayesi Romeo ve Juliet” oyunlarında sahneye çıkmış. Futbol ve tiyatro ile günlük problemlerden biraz da olsa uzaklaştığını söylüyor.
10 yaşındayken yüksek gerilim sonucu sol kolundan olan 26 yaşındaki Tevfik Alakazlı da sahne tozu yutanlardan. Genç sporcu, 5 yıldan beri tiyatroyla uğraşıyor. Birçok oyunda sahne almış. Hatta Macbeth oyununda başrolü üstlenmiş. “Tiyatro benim bir parçam gibi. Bu 400-500 kişinin karşısına çıkıp oyunumuzu sergilemek ve istenildiğinde neler yapılabildiğinin bir örneğidir” diye konuşuyor. Alakazlı, yüzmeyi de çok sevdiğini ifade ediyor.
Diyanet’ten engelliye özel eğitim
Diyanet İşleri Başkanlığı, Yaz Kur’an Kursları’nda engelli öğrenciler için braille alfabesiyle işaret dilini bilen öğreticiler görevlendirdi. 21 Haziranda başlayan ve 20 Ağustosa kadar devam edecek kurslarda ders verecek öğreticiler, kurslar öncesinde hizmet içi eğitime tabi tutuldu.
SİZDEN GELENLER
Babası ve ablası terk etti, kaldık bir başımıza
> Necla Arca - Malatya
Ben bir zihinsel engelli annesiyim. Oğlum Murat, 1979 doğumlu. 3 aylıkken babası düşürünce havale geçirdi. Yüzüne bakınca hiç engelli gibi değil. Çok yakışıklı. Önce sitemim Başbakanlığa. Çocuğum için eğitim istiyorum. Üç sefer mektup yazdım ama cevap gelmedi. Oğlumla birlikte İstanbul Adalar’da yaşıyorduk. 3 sene önce Malatya’ya geldik. Geldi geleli hiç dışarı çıkmadı. Milli Eğitim Müdürlüğüne götürdüm, eğitilemez diye rapor verdiler. Neden derseniz, babası ve ablası onu terk etti. Babası sürekli şiddet uyguladı ona. Ada’da sağlığı yerindeydi. Denizi çok seviyor. Oraya gitmek istiyorum diyor. Burada gittikçe durumu kötüye gidiyor. Ben de çok üzülüyorum. Zaten tansiyon hastasıyım. Bana bir şey olursa oğlum ortada kalır. Eşimden nafaka alıyorum onunla geçiniyorum. Kimseden maddi bir şey istemiyorum. Biraz manevi destek o kadar. Allah’ım bana ömür verdiği sürece bakacağım. Çünkü ben anneyim.”
0 531 669 38 25
Evladımız bize Allah’ın bir lütfu
> Abdurrahman Çebi - Körfez/ Kocaeli
Öncelikle tüm engelli ailelere sabır diliyorum. Engelli bir ailenin emin olun bütün vakti engellisiyle uğraşmakla geçiyor. Benim de yüzde 72 oranında raporu bulunan down sendromlu bir oğlum var. Adı Yusuf. Eşim haftada iki gün rehabilitasyon merkezine götürüyor. Bakımı gerçekten de çok zor. Ama yine de bizlere Allah’ın bir lütfu olarak görüyoruz. Üç çocuğumuz var, ikisi okula gidiyor. Bu üçüncüsü henüz 5 yaşında. Kendimize ait bir gecekondumuz var. Fakat çok dökük. Tamir etmek istiyoruz ama gelir durumumuz kritik olduğu için yetiştiremiyorum. Kardeşime ait berber dükkanında çalışıyorum. Ama yeterli olmuyor. Bize bir dükkan alabileceğimiz kadar destekte bulunmanızı istiyoruz. 0 538 873 27 32
Yürüyen Akıl Projesine katılın
TÜBİTAK tarafından yürütülen “Yürüyen Akıl Projesi” (YAP) için başvuru süreci başlamıştır. Engelli gençliğe yönelik hizmetlere ilişkin bir strateji belgesi üretilmesini hedefleyen proje, 12 ilde, 10 engelli 10 engelsiz olmak üzere her ilde 20 genç ile toplantılar yapılarak gerçekleştirilecektir. 15-30 yaş arası gençlerin katılımına açık olan projede yer almak için "Yürüyen Akıl Projesi" (YAP!) ([Only Registered Users Can See Links]). adresindeki özgeçmiş formunu doldurmanız yeterli. Projenin Ankara toplantısı 8 Temmuz 2010 tarihinde tarafımızdan gerçekleştirilecektir. Arkadaşlarımızın başvurusunu bekliyoruz.
Engelli İnsan Hakları Derneği
Ahmet Dedeoğlu
06-30-2010, 11:53
[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])
EĞİTİMDE kaynaştırma AŞISI TUTTU
30 Haziran 2010 Çarşamba
ENGELSİZSAYFA
ARAMIZDAKİ ENGELLERİ KALDIRIYORUZ...
HAZIRLAYAN: Fatih SELEK fatih.selek@tg.com.tr
TESYEV İŞBİRLİĞİYLE
Tesyev - Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı
([Only Registered Users Can See Links]) info@tesyev.org
[Only Registered Users Can See Links]
YÜZDE YÜZ ARTTI
Özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların, engelli olmayan akranlarıyla eğitim görmesi esasına dayanan kaynaştırma eğitiminde aşı tuttu. Sınıflarla kaynaşan engelli öğrenci sayısı bir yılda yüzde yüz artarak 71 bin 142’ye yükseldi
Milli Eğitim Bakanlığı’nın engeli sebebiyle okula gidemeyen ya da özel okul kapılarına sıra bekleyen çocukları eğitim hayatına kazandırmak için hız verdiği kaynaştırma eğitiminde büyük bir mesafe alındı. Özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerin, özel yetişmiş eleman desteğinde, engeli olmayan akranlarıyla aynı sınıfta ya da özel sınıflarda bütünleştirmesini amaçlayan kaynaştırma eğitiminde aşı tuttu.
Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürü Ruhi Kılıç’ın verdiği bilgilere göre, Türkiye genelinde 2009 yılında 35 bin olan ilköğretim düzeyindeki kaynaştırma eğitimi alan öğrenci sayısı, yüzde 100 artışla 71 bin 142’ye ulaştı.
ENGELLİ OLMAYANA DA FAYDALI
Kaynaştırma eğitimi, engellilerin kendilerini insanlardan soyutlamadan hayata tutunmaları ve engelli olmayan insanlarla iç içe olmaları için önemli.
Bu tür öğrenciler, akranlarıyla birlikte okullarda faaliyetlere katılarak sosyalleşiyor. Öğrenme zorluğu çekenlere de gerektiğinde özel sınıflarda ders veriliyor. Ama buna rağmen bazı veliler, “Acaba böyle bir çocuk, aynı sınıfta benim çocuğumun başarısı geriler mi?” şeklinde şikayette bulunuyor. Ruhi Kılıç, “kaynaştırma eğitimi alan çocuğun, diğer çocuklara zarar verebileceği” şeklindeki endişelerin gereksiz olduğunu söylüyor. Hatta engelli bir arkadaşı olan çocuğun gelişmişlik düzeyinin diğer öğrencilere göre çok daha ileri olduğunu vurguluyor.
Kılıç, ailelerin kaynaştırma eğitimine tabi tutulacak çocukların özelliklerini saklamamalarını ve öğretmenlerine bildirmelerini istiyor. “Çünkü” diyor, “Öğretmen, çocuğu engeline göre sınıfta nereye oturtacağını biliyor. Diğer çocukları hazırlıyor.”
Çocuğunun kaynaştırma eğitimi almasını isteyen veli, Rehberlik Araştırma Merkezi’ne başvuruyor. Bu merkezler, öğrenciyi okula yerleştiriyor.
İŞTE RAKAMLAR
* Kaynaştırma eğitimi konusunda ilköğretim okulundaki 400 bin öğretmen ve yönetici eğitildi.
* Ortaöğretim kapsamında 5 bin 62 öğrenci kaynaştırma eğitim uygulamalarından yararlanıyor. Böylece toplamda 76 bin 201 öğrenci kaynaştırma eğitimi alıyor.
* Kaynaştırma eğitimi alan öğrencilerin 48 bin 526’sının “hafif düzeyde zihinsel yeterlilik”, 10 bin 417’sinin “bedensel yetersizlik”, 4 bin 870’inin “az işitme”, 4 bin 145’inin “özel öğrenme güçlüğü”, 3 bin 893’ünün “dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu”, ‘’2 bin 33’ünün “dil ve konuşma güçlüğü”, bin 387’sinin “otizm” ve 930’unun ise “az görme” engeli bulunuyor.
* Geçtiğimiz yıl 32 ilde okul öncesi dönemde kaynaştırma eğitiminin yaygınlaştırılması için başlatılan “Okul Öncesi Dönemde Kaynaştırma Eğitiminin Yaygınlaştırılması Projesi” çerçevesinde 847 özel eğitime ihtiyacı olan çocuk kaynaştırma eğitimine katıldı.
* 2009-2010 yılında 32 bin 671 özel eğitime muhtaç öğrenci, okul ve kurumlara ücretsiz olarak taşındı, bunun maliyeti ise yaklaşık 51 milyon TL oldu.
[Only Registered Users Can See Links]
Dokunduğum renk
İstanbul Modern Sanat Müzesi, İstanbul Modern Eğitim Dostları’nın katkılarıyla görme engelli çocuklara yönelik “Dokunduğum Renk” başlıklı bir eğitim programı düzenledi. Mart ayında başlayan, 11 Temmuz 2010’da sona erecek olan ve sergi salonlarında gerçekleştirilen eğitim programı, 9 drama çalışmasını, 13 atölye uygulamasını ve bir sesli tasvir ile film gösterimini içeriyor. Etkinliğe 6-13 yaş grubu çocuklar katılıyor. Program, görme engelli 173 çocuk ve 40 genç için düzenleniyor. Etkinlik, 5 Eylülde, 10.30 -12.00 saatleri arasında yine görme engelli çocuklar için yapılacak.
Görme engelli öğrenci okulunu dava etti kazandı
Ege Üniversitesi Fizik öğrencisi Mahmut Yiğit Çakın, sınavlarda kendisine yardımcı ekipman sağlanmadığı için dava açıp yürütmeyi durdurdu
* Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü öğrencisi görme engelli Mahmut Yiğit Çakın, sınavlarda kendisine okutman sağlanmadığı ve gerekli şartların oluşturulmadığı gerekçesiyle okuluna dava açtı. Davayla ilgili İzmir 2. İdare Mahkemesi, yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Yürütmeyi durdurma kararı, bu kapsamda bir davadan ilk kez çıktı. 10 yaşından bu yana yüzde 15 görebilen ve görme engeline rağmen İzmir Amerikan Koleji’ni iyi derecede bitiren Çakın, ardından hayali olan Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü’nü kazandı. Birinci sınıfta, okul yönetiminden sınavları için yardımcı ekipman ve asistan desteği talep eden Çakın, herhangi bir netice alamadı. Bu yüzden ilk dönem derslerini veremedi. Bunun üzerine İzmir İdare Mahkemesi’ne başvuran engelli öğrenci, 100 bin liralık tazminat davası açtı. Mahkeme, öğrencinin şikayetlerini haklı bularak yürütmeyi durdurma kararı verdi. Türkiye’de ilk defa bu kapsamdaki bir davadan bir üniversite için yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Karar kesinleştiği takdirde benzer problemleri yaşayan tüm engelli üniversite öğrencileri için örnek teşkil edecek.
[Only Registered Users Can See Links]
Ramazan Uçar, denize ulaşamadan dönmek zorunda kaldı.
Plajda dalgaya geldiler
* Antalya’nın dünyaca ünlü Konyaaltı Plajında bu yıl ilk defa engellilerin denize girebilmesi için dökülen beton rampa, dalgalar yüzünden bozuldu. Rampanın denize ulaşan bölümü kullanılamaz hale gelirken, rampanın iki yanında korkuluk olmaması da engellileri zor durumda bırakıyor. Bunlardan biri olan engelli Ramazan Uçar, “Denize ulaşamadan geri döndüm. Plaja iki tane portatif tuvalet kabini yerleştirilmiş ama soyunma kabinleri unutulmuş” dedi.
[Only Registered Users Can See Links]
Sağır ve dilsiz MİLLİ DALGIÇ destek bekliyor
* Yalçın Uras, dünyada sağır ve dilsiz tek dalgıç. Su altı dünyasında “Camoka” unvanıyla tanınan 70 yaşındaki Uras; 3 sene önce vefat eden ünlü sualtı belgeselcisi Haluk Cecan’la Büyük Okyanus’a dalışlar yapmış. 45 yıl beraber çalıştığı Cecan ile Mısır, Kızıldeniz, Maldiv Adaları, Güney Afrika. İspanya gibi birçok ülkede su altı belgeselleri çeken milli dalgıç Uras, “Devletten malul maaşı alıyorum. 400 TL maaşla geçinemiyorum. Devlet bana sahip çıksın” dedi. Cüneyt Bitikçioğlu İSTANBUL
Engelli çalışmaya korkuyor
Engellilerimiz istihdamlarının güvence altında olmaması ve ‘sakatlık maaşımı da kaybederim’ korkusuyla projeden yeterince faydalanamıyor. İş garantisi olmayan engelliler, kısa bir süre çalıştıktan sonra işten çıkarılınca mağduriyet yaşıyor. Bu sıkıntıdan dolayı işe giremiyorlar, korkuyorlar.” TSD Gaziantep Şube Başkanı Hulusi Kalender
Kayıtlı işsiz engellinin beşte birinin okuması yok
* İŞKUR, kendisine kayıtlı iş arayan 101 bin 389 engellinin 18 bin 361’inin okuma yazma bilmediğini tespit etti. Bunun üzerine, söz konusu engellilere mektup göndererek, MEB tarafından Ankara ve Kahramanmaraş’ta açılan ücretsiz kurslara katılmalarını tavsiye etti. MEB tarafından okuma yazma bilmeyen görme, işitme ve ortopedik engellilerin okuma yazma öğrenmelerini sağlamak amacıyla gerçekleştirilen kurslar, 28 Ağustos’a kadar devam edecek. Kurslar, görme engelliler için Ankara Mithat Enç Görme Engelliler Okulu ve Kahramanmaraş Ertuğrul Gazi Görme Engelliler İlköğretim Okulunda, işitme engelliler için Ankara Yılmaz Balaban İşitme Engelliler Okulu ve Kahramanmaraş Gaziler İşitme Engelliler İlköğretim Okulunda, ortopedik engelliler için de Ankara Doğan Çağlar Ortopedik Engelliler İlköğretim Okulunda düzenlenecek. Kurslara katılan engellilerin her türlü ihtiyacı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından karşılanacak.
UZMAN GÖRÜŞÜ
Çocuklara tuvalet eğitimi nasıl verilir?
* Zeytinburnu Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi’nin yayınladığı “Ekolali” dergisi ikinci sayısıyla okurlarının karşısına çıktı. Dergide özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklar için faydalı bilgiler yer alıyor. Onlardan birini sizlerle paylaşıyoruz: “Pek çok çocuk tuvalet eğitiminde problem yaşar. Peki bu beceri eğitimine başlamadan önce ne yapmalı?
* Önce, çocuğun tuvalete çıkma isteğini basit bir listeye kaydederek, en az bir hafta boyunca gözlem yapın. Günün hangi saatlerinde tuvalet ihtiyacı olduğunu not edin. Çocuğunuzu belirlediğiniz saatten 15 dakika önce tuvalete götürmeniz yeterli olacaktır.
* Tuvalete oturttuğunuzda onu ödüllendirin.
* Tuvalet eğitimi sırasında çocuğa külot giydirmek ve etrafın kirlenme durumuna fazla tepki göstermeyin.
* Bu beceriyi kazandırdıktan sonra onu yalnız kalmaya alıştırın.
* Alafranga tuvalet ya da tuvalet adaptörü kullanın.
Tuvalet eğitimine başlamadan önce;
* Başarınızın sabır göstermenize bağlı olacağını kabul edin.
* Kendisinin de kolaylıkla çıkarabileceği eşofman türü giysiler giydirin.
* Daha çok tuvalete gitmesini sağlamak için, bol sıvı verin.
* Hedefiniz gerçekleştikçe onu sevdiği bir şeyle ödüllendirin.”
Ahmet Dedeoğlu
07-07-2010, 03:03
[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])
Kalp gözüyle görüyorlar!..
07 Temmuz 2010 Çarşamba
ENGELSİZSAYFA
HAZIRLAYAN: Fatih SELEK
fatih.selek@tg.com.tr
AZMİN GÜCÜ
Gaziantep’te Görme Engelliler, Büyükşehir Belediyesi Akınal Gençlik ve Rehabilitasyon Merkezi’nde mozaik yapmayı öğreniyor. Kursiyerler “El becerimizle mozaik yapıyoruz. Gözlerimiz görmese de kalbimiz görüyor” diyorlar
[Only Registered Users Can See Links]
‘Bizim de bir mesleğimiz oldu’
Gaziantep’te 5 görme engelli, aldıkları kursla mozaiklere hayat verecek. Görme engelli kursiyer Doğan Serindağ, kursa ilk başladığında zorlandığını, ancak şimdi mozaik yapmanın eğlenceli hale geldiğini belirterek, “Yaptığımız işten çok mutluyuz. El becerimizle yapıyoruz. Gözümüz görmese de kalbimiz görüyor, elimizle hissederek yapıyoruz” dedi. Ayşegül İzol da mozaik yapmayı yeni öğrendiğini, ancak çok sevdiğini, ileride bu işi meslek olarak yapabileceğini kaydetti.
> Henifi Özer GAZİANTEP İHA
Görmeyenler Kültür ve Birleşme Derneği (GÖRBİR) Gaziantep Şubesi üyesi 5 görme engelli, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Akınal Gençlik ve Rehabilitasyon Merkezinde aldıkları kursla mozaik yapmayı öğreniyor. 3 ay sürecek kurs sonucunda engellilerin eserleri satışa sunulacak ve elde edilen gelir engellilere verilecek. GÖRBİR Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Aysel, gazetecilere yaptığı açıklamada, her zaman engellileri geliştirecek, onlara meslek kazandıracak projeler üretmeye çalıştıklarını söyledi.
PARA DA KAZANIYORLAR
Engellilerin katıldıkları kurslarla meslek edindiklerini, kendilerine olan güvenlerinin arttığını ve aile bütçelerine katkıda bulunduklarını ifade eden Aysel, şöyle konuştu: “Görme engellilerimiz mozaik de yapabiliyorlar. Bu kurs bunun kanıtı. Daha önce de ‘Üreten Eller’ projesi kapsamında engellilerimiz sabundan çiçek yapıyordu. Arkadaşlarımızın 3 ay sonunda başarılı olacağına inanıyoruz. Gözlerimiz görmese de ellerimiz görüyor. Engelliler için yeni projeler üretmeye devam edeceğiz. Yeter ki, engelli kardeşlerimiz öz güvenlerini kazansın.”
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Muhtar Akyol da engellilere meslek kazandırmaya yönelik projeleri her zaman desteklediklerini, yapılan çalışmaların üretmek ve başarmak isteyenlerin önünde hiçbir engel olmadığını ortaya koyduğunu belirtti.
SANATTA ENGEL YOK
5 kursiyerin katıldığı eğitim sonunda sergi açacaklarını ifade eden Akyol, engellilerin yaptığı eserlerin satışından elde edilecek gelirin engellilere verileceğini ifade etti.
Eğitimci Fatoş Kaplan da kursla, engellerin aşılabileceğini, sanatta engel olmayacağını göstermek istediklerini, görme engelli kursiyerlerin mozaik yapımında başarılı olduğunu söyledi. Kaplan, birebir çalıştıkları için kursiyer sayısını az tuttuklarını kaydetti.
[Only Registered Users Can See Links]
Kursiyerler, öğretmenler tarafından özenle eğitiliyor.
Takının inceliklerini öğreniyorlar
Zonguldak’ta açılan takı kursuna katılan zihinsel engelliler, hem el becerisi, hem de para kazanıyorlar. Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Zonguldak İl Müdürlüğü ile Spastik Çocuklar Derneği Zonguldak Şubesinin hazırladığı proje kapsamında başlayan takı kursunda, 16-35 yaşlarındaki 12 kursiyere, 6 ay süreyle eğitim verilerek sosyal hayata katılmaları hedefleniyor. Haftada 5 gün 4’er saat eğitim verilen kursiyerler, boncuklarla kolye ve bileklik gibi takılar yapmayı öğreniyor. Kurs boyunca günlük 15 TL ödeme yapılacak katılımcılar, para kazanmanın sevincini de yaşıyorlar. Spastik Çocuklar Derneği Zonguldak Şube Başkanı Serap Köksal, “Kursiyerlerimiz çok heyecanlı ve istekliler” derken, Kurs öğretmeni Nejla Akgün de kursiyerlerin çok güzel ürünler ortaya koyduklarını, birbirleriyle de paylaşımda bulunmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
[Only Registered Users Can See Links]
16 yaşındaki Kübra Öçsoy olimpiyatlara hazırlanıyor.
TENİSİN PRENSESİ KÜBRA: Masa tenisi benim ilacım
“Masa tenisi benim ilacım. Benim için su demek” diye anlatıyor Kübra Öçsoy, sporun hayatındaki önemini. Yozgat’ın dünyaya gelen, 4 yaşında elektrik çarpması sonucu 1 koluyla 2 bacağını kaybeden Öçsoy (16), yaşama azmini ve hayata bağlılığını hiçbir zaman kaybetmedi. Tedavisi ve eğitimi için başkente ailesiyle yerleşen 9. sınıf öğrencisi Kübra, 3 yıl önce masa tenisi ile tanıştı. Diyanetspor bünyesinde önemli başarılara imza atan Kübra, 2007 ve 2009 Avrupa şampiyonalarında takımlarda 3. oldu. Olimpiyatlara hazırlanan Kübra, Slovenya’daki turnuvada, Rus rakibini fire vermeden yenip 1. oldu ve dünya sıralamasında da 4.’lüğe yükseldi.
[Only Registered Users Can See Links]
Apartman sakinlerinin ayıbı!
İzmirli Moran çiftinin, yaşlılık nedeniyle artık taşıyamadıkları spastik kızları 30 yaşındaki Sinem’in hayatını kolaylaştırmak için Balçova’da zemin kattaki bir eve taşınarak, apartman girişine yaptırdıkları portatif rampa, apartman sakinlerinin imza toplayıp belediyeye başvurmasıyla kaldırıldı...
Annelere ücretsiz bilgisayar kursu
> Nihat Abacı MALATYA İHA
Kent Konseyi Engelliler Platformu, Yardım Gönüllüleri Derneği ve Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü işbirliği ile açılan kursta 16 engelli annesi eğitim görüyor. Konsey Müdürü Seyit Soner Yılmaz, verilen eğitimler ile engellilerin sosyal hayatta kendilerini daha rahat ifade edebilmeleri ve aile içerisinde de bir kaynaşma zemini oluşturmalarını hedeflediklerini belirtti. Yılmaz, “Engellilerine sahip çıkan dışlamayan bir toplum olma yolunda hepimiz üzerimize düşeni yapmalıyız” dedi.
13 geçidin sadece birinde rampa var!
Giresun Anadolu Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Nihat Yayla, Karadeniz Sahil Yolu’nun Giresun bölümünde 13 üst ve alt geçitten biri dışındakilerde rampa ve asansör olmamasından dolayı engelliler sahile ve denize ulaşamadığını belirtti. Yayla, “Biz de sağlıklı insanlar gibi geçitleri dilediğimiz yerde kullanıp yolun karşısına geçmek ve denizin kokusunu doya doya içimize çekmek istiyoruz” diye konuştu.
Engellere yelken açtılar
> Bora Şengören İZMİR İHA
Henkel’in sponsorluğunda Umuda Yelken Engelliler Gençlik ve Spor Derneği (UYDER) tarafından düzenlenen “Engelli Değil Yelkenli” projesinde 6 aydır yelken eğitimi alan öğrenciler, Urla’da düzenlenen etkinlikle öğrendiklerini sınama şansı buldu. Çekişmeli ve coşkulu geçen etkinlikte işitme ve görme engelli çocuklar, mücadele ve ekip çalışmasının en güzel örneklerini verdi. Türk Henkel Kurumsal İletişim Müdürü Hande Ardane, proje kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte çocukların ekip çalışması, mücadele etme kararlılığı gibi konularda önemli kazanımlar elde ettiklerini söyledi.
Ahmet Dedeoğlu
07-14-2010, 04:01
[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])
İşte engellinin yaşama sevinci
14 Temmuz 2010 Çarşamba
ENGELSİZSAYFA
HAZIRLAYAN: Fatih SELEK
fatih.selek@tg.com.tr
[Only Registered Users Can See Links]
> Dış Haberler
Avustralyalı 26 yaşındaki Nick Vujicic adlı engelli, 24 ülkede konferans verdi. Doğuştan kol ve bacakları olmadan dünyaya gelen Nick, buna rağmen yüzüyor, sörf yapıyor, futbol ve golf oynuyor. Ağzı ve gelişmemiş ayağı ile kalem tutup yazı yazıyor, resim çiyor. Spor konusunda motivasyon konulu seminerler veren Nick, şu ana kadar 24 ülkeye giderek 110.000’den fazla kişiye konuşma yapmış.
Olimpik değil PARALİMPİK
MORALLER YÜKSEK
Uluslararası Paralimpik Gençlik Kampı için Güney Kore’ye uçan Masa Tenisi, Judo ve Goalball branşındaki milli sporcularımızın nabzını tuttuk...
MİLLÎ SPORCULARIMIZ OLİMPİYATLARA HAZIRLANIYOR
[Only Registered Users Can See Links]
HEPSİ ÇAKI GİBİ...
Paralimpik Oyunları için kamp hazırlıklarına giren sporcularımıza TESYEV’de bir araya gelerek moral verdik. Hepsi çakı gibi olan gençlerimiz, Güney Kore’de sıkı bir kamp geçirdikten sonra olimpiyatlara iddialı girmek istiyor.
> M.Kurtbay Önür İSTANBUL
Geçtiğimiz günlerde TESYEV’e gidip Paralimpik Oyunları için kamp hazırlıklarına giren sporcularımızla bir araya gelerek büyük gayretlerine bizzat şahit oldum. Müthiş moralliler. Gel gelelim, Güney Kore’deki kampa... TESYEV’in maddi-manevi desteğiyle 9 Temmuz’da başlayan kamp, 17 Temmuz’da sona eriyor. Güney Kore’ye uçmadan önce Masa Tenisi, Judo ve Goalball branşındaki sporcularımızın nabzını tuttuk. TESYEV’in Spor Sorumlusu Ebru Cida sporcularla tek tek ilgileniyor. Ebru Cida, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi’nin önderliğinde dünyada ilk defa geçen yıl Marmaris’te kamp düzenlendiğini, Uluslararası Paralimpik Gençlik Kampı’nın ilgili ülkelerle imzalanan protokol gereği, Güney Kore’de yapıldığını aktarıyor. Geçen yıl da kampta yer alan Türkiye, ABD, Almanya, Hollanda, Yunanistan ve G.Kore’nin yanı sıra bu yıl ki kampa Vietnam’dan da sporcular bulunacakmış.
PARALEL OLİMPİYATLAR!
Paralimpik Oyunları, çeşitli engelli gruplarından elit sporcuların katıldığı oyunlardır. “Paralympic” kelimesi nereden geliyor diyorsanız. İngilizce, “paralyzed” (paralel) ve “olympic” (olimpiyat) kelimelerinin birleşmesinden meydana geliyor. Yaz ve kış düzenlenen Paralimpik Oyunları, her yıl Olimpiyatların hemen ardından gerçekleştiriliyor. Bütün Paralimpik Oyunları Uluslararası Paralimpik Komitesi tarafından yönetiliyor. İlk olarak 1948’de İngiltere’de İkinci Dünya Savaşı gazilerinin katılımı ile bir spor organizasyonu düzenlenmiş ve bu organizasyon 4 yıl sonra Hollandalı sporcuların katılımı ile uluslararası kimlik kazanıyor. Engelli sporcular için ilk Olimpik stilde organizasyon 1960’ta Roma’da düzenleniyor. Türkiye Paralimpik Oyunlarında ilk altın madalyasını 2004 Atina Paralimpik Oyunlarında atıcılık dalında kazanıyor.
[Only Registered Users Can See Links]
Gökhan İnce
HEDEFİMİZ LONDRA OYUNLARI
Milli Takım Antrenörü Gökhan İnce: Güney Kore’ye götürdüğümüz sporcularımız gayet başarılılar. 10 sporcumuzdan ikisi 2009-2010 Türkiye Goalball Şampiyonu. Diğer kızlarımızın Türkiye’de dereceleri var. Sergen, Judo’da Avrupa ve Dünya Gençler Şampiyonu oldu. Amacımız olimpiyatlara katılacak kotayı elde etmek. Uluslararası Görme Engelliler Spor Federasyonu’nun Antalya’da düzenlediği kota müsabakalarında, olimpiyatlara katılacak kotayı yakalamaya çalışacağız. 2011’de Antalya’da yapılacak bu müsabakalarda daha çok branşta, daha çok sporcuyla Londra’daki Paralimpik Oyunları’na katılmayı hedefliyoruz.
[Only Registered Users Can See Links]
TESYEV Spor Sorumlusu
Ebru Cida:
Öncelikle 2010 Paralimpik Oyunları’na sporcularımızı hazırlayıp kaynaştırmak istiyoruz. Güney Kore’deki kampa her ülke yüzde 30’u görme engelli, yüzde 70’i bedensel engelli genç sporcu olmak üzere 10 kişi ve refakatçıları ile katılıyor. Başkanımız Yavuz Kocaömer’in desteği için teşekkür ediyoruz.
[Only Registered Users Can See Links]
Anıl Arar:
Yalova Belediyespor’da oynuyorum. TESYEV’in ikinci kampına katılıyorum. 2004’ten beri masa tenisi oynuyorum. Başarılı olabilmek için arkadaşlarla sürekli antreman yaparak hazırlanıyoruz. Takım ve ferdi olarak derecelerimiz var. Geçen sene İtalya’daki Avrupa Şampiyonası’nda iyi bir performans sergiledik.
[Only Registered Users Can See Links]
Uğur Balta:
Kahramanmaraş Ertuğrul Gazi Görme Engelliler Kulübü’nün “Goalball” sporcusuyum. 2006 bu spora atıldım. Hocalarımın yardımıyla bugünlere geldim. 2009’da takım olarak Türkiye Şampiyonu da olduk. İlk defa yurt dışına gidiyorum bu nedenle oldukça heyecanlıyım. Yeni sporcularla ve insanlarla tanışacağım.
[Only Registered Users Can See Links]
Sergen Gündüz:
İzmir bölgesinden katılıyorum. Görme engelliler Judo branşına katılalı neredeyse 2 yıla yakın oldu. Güzel başarılara imza attık. 2009’da 60 kiloda Avrupa Şampiyonu oldum. Daha sonra ABD’deki Dünya Şampiyonası’nda, birinci oldum. Hedefim 2011 ve 2012’de Olimpiyatlarda derece elde etmek.
[Only Registered Users Can See Links]
İş adamı Metin Demirci 33 tekerlekli sandalyeyi kendi eliyle teslim etti.
Gerçek hayırsever!
Hollanda’da yaşayan Çorumlu hayırsever işadamı Metin Demirci tarafından temin edilen son model 33 tekerlekli sandalye sahiplerine teslim edildi. Belediye Park Bahçeler Müdürlüğü’ndeki törene AK Parti Konya Milletvekili ve TBMM İdari Amiri Orhan Erdem, AK Parti Çorum Milletvekili Murat Yıldırım, Vali Vekili Hüseyin İçten, Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, AK Parti İl Başkanı Faruk Özkader katıldı. Program sonunda Demirci’ye çeşitli hediyeler takdim edildi. M. Muttalip Yalçın ÇORUM İHA
[Only Registered Users Can See Links]
Yattığı yerden “DÜNYA”YI KALDIRACAK
Milli sporcu Nazmiye Muslu, “Cep Herkülü” Naim Süleymanoğlu gibi kendi ağırlığının 3 katını kaldırarak, Dünya Şampiyonu olmayı hedefliyor. Malezya’da 25 Temmuz-1 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek Dünya Şampiyonası hazırlıklarını, Bedensel Engelliler Spor Federasyonu’nun Ankara’daki kampında sürdüren Muslu, “44 kiloyum ve ağırlığımın 3 katını kaldıracağım. Antrenmanlarda 125 kilo kaldırıyorum” diyor.
[Only Registered Users Can See Links]
Kız Kulesi topaçları
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Özürlüler Müdürlüğü’nün (İSÖM) düzenlediği “İstanbul Topaç Şenliği”nde renkli görüntüler yaşandı. 240 engelli çocuk, İstanbul’un sembollerinden Kız Kulesi görünümlü topaçlarla stres attı.
Ahmet Dedeoğlu
07-21-2010, 10:52
[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])
Görme engelli hafız hayata gönül gözüyle bakıyor!
21 Temmuz 2010 Çarşamba
ENGELSİZSAYFA
ARAMIZDAKİ ENGELLERİ KALDIRIYORUZ...
HAZIRLAYAN: Fatih SELEK fatih.selek@tg.com.tr
TESYEV İŞBİRLİĞİYLE
Tesyev - Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı
([Only Registered Users Can See Links]) info@tesyev.org
[Only Registered Users Can See Links]
DERS VERDİĞİ 20 TALEBESİ VAR
Ali İnan, kendisi gibi görme engelli öğrencilere Kur’an-ı kerim okumayı öğretiyor. İnan, şunları söylüyor: “Şuan 20 talebeye eğitim veriyorum. Bu görme engelli öğrencilerden, aileleri ve kendisi talep edenlere, İmam-ı Rabbani Ku’ran Kursu’nda hafızlık da çalıştırıyorum, yani hafız yetiştiriyorum” dedi. Görme engelliler için Braille alfabesiyle yazılmış Mushaf-ı şerif de edindiklerini belirten İnan, “Bu sayede görme engelli öğrencilerimiz Kur’an-ı kerim’i dinleyerek değil elleriyle dokunup okuyarak da öğreniyor” diye konuştu.
ÖĞRENDİ ÖĞRETİYOR
Bir görme engellinin karşılaştığı zorlukları aşarak Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesini kazanan, burada hafız olan görme engelli Ali İnan, şu an kendisi gibi görme engelli gençlere Kur’an-ı kerim öğretiyor
> KONYA AA
Onun hikâyesi büyük bir azim örneği. Konyalı doğuştan görme engelli Ali İnan (48), 21 yıldır Kültürpark yanındaki tarihî Şazi Bey Camii’nde (Ak Camii) müezzinlik yapıyor. Aynı zamanda hafız olan İnan, kendisi gibi görme engelli çocuklara Kur’an-ı kerim dersleri veriyor.
Ali İnan, Kur’an-ı kerim’i, dedesi Konyalı Kadayıfçı Hafız Ali Efendi’den dinleyerek öğrendiğini, namaz sureleri dışında çok sayıda sureyi de bu şekilde ezberlediğini söyledi.
İLAHİYAT MEZUNU
Konya Gazi Lisesinden mezun olduktan sonra Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesini kazandığını ve bu okuldan 1987 yılında başarıyla mezun olduğunu anlatan İnan, “Mezuniyetin ardından 1989 yılında müezzin olarak Şazi Bey Camii’ne görev yapmaya başladım” dedi.
Müezzinlerin, görevli imam izinliyken ya da namaz vaktine yetişemediği durumlarda imamın görevini üstlendiğini hatırlatan İnan, şunları kaydetti: “İlk yıllarımda görme engelli olduğum için cami cemaatinden bazıları arkamda namaz kılmak istemedi. Bu kişiler ‘görme engelli birinin arkasında namaz kılmanın uygun olmadığı’ düşüncesindeydi. Oysa İlahiyat Fakültesinde kendi çabalarımla Kur’an-ı kerimi ezberleyerek hafız olmuştum. Benim arkamda saf tutmakta çekimserlik gösteren kişiler, zaman içinde benim en önemli vasfımın ‘görme engelli’ olmak değil ‘hafızlığım ve doğru kıraatim’ olduğunu fark etti. İlerleyen yıllarda ise bu ön yargı tümüyle yıkıldı.”
[Only Registered Users Can See Links]
SÖZSÜZ sanatçı gururumuz oldu
Bu yıl TBMM Üstün Hizmet Ödülüne layık görülenler arasında yer alan Levent Beşkardeş, ülkemizi dünyada temsil eden işitme engelli bir sanatçı
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından “Üstün Hizmet Ödülü’ne layık görülenler ödüllerini geçtiğimiz günlerde düzenlenen törenle aldı. 75 kişi ve kuruluşun ödüllendirildiği törende ‘engelli’ bir sanatçımız da vardı. Fransa’da yaşayan ve ülkemizi dünyada başarılarıyla temsil eden işitme engelli sanat elçimiz Levent Beşkardeş, gurur ve sevinci bir arada yaşadı. Doğuştan sağır ve dilsiz olan Levent Beşkardeş, Avrupa’da ‘sessiz sanatçı’ olarak tanınıyor. Eğitimine Türkiye’de sağırlar okulunda başlayan Beşkardeş, birçok zorlukla karşılaşmış. O yıllarda resimdeki yeteneğini geliştirip iyi bir ressam olmayı hayal etmiş. Ve sinema tutkusu başlamış... Ama Türkiye’deki imkânlar hayallerini gerçekleştirmek için yeterli gelmemiş.
VER ELİNİ PARİS
Bunun üzerine 1981 yılında gezmek ve ufkunu genişletmek için Paris’e yelken açmış. Ama bu seyahat hayatının tamamiyle değişmesine sebep olmuş. Bir Fransız yönetmen, kısa filminde onu başrolde oynatmış. Film çok tutunca, sağır ve dilsizlerin tiyatrosu olan Uluslararası Görsel Tiyatro’nun kadrosuna girmeyi başarmış. Ardından birçok oyunun kadrosunda yer almış. Hatta birçoğunu kendisi yönetmiş.
BOL ÖDÜLLÜ
1994’te sahnelediği ve ‘Hanna ile Fransız’ ile İşaret Dili Akademisi’nin ‘En İyi Oyun’ ve ‘En İyi Yönetmen’ ödüllerini almış. Brüksel Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nde, Amsterdam Sağır Sinema Festivali’nde oyun ve filmleriyle ödüller almış. O şimdi, Avrupa’nın en ünlü sözsüz tiyatro ve sinema oyuncusu. Aynı zamanda ressam ve görsel şiirlerin sairi.
İŞARET DİLİNE ÖNEM VERİLSİN
Levent Beşkardeş, Paris’te 20 yıla yakın bir zamandır “Beden Dili” başlıklı bir atölye yönetiyor. “Ben diğer sağır ve dilsiz engellilere göre biraz daha şanslıydım çünkü aktörlük ve diğer serbest çalışmalarımla daha iyi maaşlı işlerde çalışma şansı yakalamıştım. Halen hayallerimin peşinden 1981 yılında gittiğim Paris’te yaşıyorum. Burada yaşamamın en önemli avantajı, yeni oyunlar, belgeseller, yeni çizgiler, filmlerle son derece üretken bir hayat sürebiliyorum” diyor. TBMM Üstün Hizmet Ödülünü, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin’in elinden alan Levent Beşkardeş, işaret dili eğitimine önem verilmesini istiyor.
[Only Registered Users Can See Links]
Aracın ilki Darülaceze’ye bağışlandı.
Türk yapımı engelsiz araç
Yaptığı atılımlarla Avrupa’da dikkatleri üzerine toplayan Tofaş yeni dizayn ettiği “engelli nakil aracını” Darülaceze’ye bağışladı. Tofaş CEO’su Ali Pandır aracı, İstanbul Vali Yardımcısı Yalçın Bulut’a teslim etti. Söz konusu araç Doblo altyapısı üzerine kurulmuş ancak daha uzun ve daha yüksek. Tavan camları ile aydınlatılan iç mekan hayli ferah. Doblo zaten sessiz ilerleyen ve yumuşak yol tutan bir araç ama bu modeli farklı kılan arka kapıyı açınca ortaya çıkan katlanır asansör. Söz konusu asansör gücünü aküden alıyor, bu sayede hasta tekerlekli arabası ile kimseyi yormadan aracın içine girip çıkabiliyor. Hastalara ayrılan alan aynı anda iki tekerlekli iskemleyi taşıyabiliyor. Araç, yüzde 100 Türk mühendis ve işçilerinin alın teri ile ortaya çıktı.
Sağlık Bakanlığına 2 bin engelli
Sağlık Bakanlığı, 2 bine yakın engelli memur alacak. Çeşitli branşlar için yapılacak sınavlara başvurular, 19 Temmuzda başladı. Son başvuru tarihi 9 Ağustos. Başvurular, sınava girmek ve atanmak istenilen il sağlık müdürlüklerine yapılacak. Bakanlık, engelli memurlar için 800, hizmetliler için 350, hemşire için 150, ebe için 150 kişilik kadro açtı.
SİZDEN GELENLER
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne sesleniyorum
Seçim Tutal / İZMİR
Öncelikle bizim gibi birçok engelli ailesinin sesi olduğunuz için teşekkür ederim. 1998 doğumlu orta dereceli bir otizmli oğlum var. Bir OÇEM sınıfına 4 yıldır devam ediyor. Yaşı sebebiyle buraya 2 yıl daha gitme hakkımız olduğunu söylüyorlar. Biz buradan sonra çocuğumuzu nereye götüreceğiz? İzmir’de bir tek Emiralem’de otizmliler için okul var. O da benim için uygun değil. Ben otizmli çocukların gidebileceği iş eğitim merkezlerinin olmasını istiyorum.
Diğer bir sıkıntımız, İzmir’de oturmamıza rağmen oğlumun bu yaşına kadar yüzmeyi öğrenecek imkan bulamaması. Bu yılın engelliler yılı olduğunu söyleyenlere, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve İzmir’deki otel sahiplerine sesleniyorum. İmkânı olmayan benimki gibi engelli çocuklara yaz sezonunda bir hayır yapılıp yüzme imkanı sağlansa olmaz mı? Birçok sıkıntımızla kendimiz başa çıkarken böyle bir jestle yükümüz hafifletilse iyi olmaz mı? Hepinize teşekkür ederim. 0 506 772 1267
Park ihlaline bir suç var mı?
> İsmi Mahfuz- İSTANBUL
Özürlüler için ayrılmış park yerlerinin işgalini önlemeye yönelik bir düzenleme var mı?
CEVAP: 5378 Sayılı Özürlüler Kanunu’nun 31’inci maddesi buna ilişkin düzenlemeyi içerir. Karayolları Trafik Kanununun 61’inci maddesine göre, engellilerin araçları için ayrılmış park yerlerini işgal edenlere, iki katı para cezası uygulanır.
[Only Registered Users Can See Links]
Beylerbeyi’nde gönüller bir oldu
Ümraniye Belediyesi tarafından 7 Haziranda başlatılan ‘Biz Gönüllüyüz’ isimli eğitim projesi devam ediyor. Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can, proje kapsamında okuma yazma eğitimi alan engelliler ile aileleri ve öğretmenlerini, Beylerbeyi Sarayı bahçesinde bir kahvaltı programında ağırladı. Çok sayıda engelli ve ailesinin katıldığı programda bir konuşma yapan Başkan Hasan Can, “Okuma-yazmayı tamamen öğrendiğinizde, hayata bakış açınız değişecek” dedi.
Ahmet Dedeoğlu
07-28-2010, 03:11
[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])
İşe gidemeyenin ayağına iş gitti!
28 Temmuz 2010 Çarşamba
ENGELSİZSAYFA
ARAMIZDAKİ ENGELLERİ KALDIRIYORUZ...
HAZIRLAYAN: Fatih SELEK fatih.selek@tg.com.tr
TESYEV
İŞBİRLİĞİYLE
Tesyev - Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı
([Only Registered Users Can See Links]) info@tesyev.org
[Only Registered Users Can See Links]
Projeyle şimdiye kadar 110 genç iş sahibi oldu. 60 kişi için de çalışma yürütülüyor.
[Only Registered Users Can See Links]
Engellileri evlerinde ziyaret eden Bakan Yıldırım, çalışmaları yakından takip ediyor.
BEN DE VARIM
Bir süre önce Ulaştırma Bakanlığı’nın hayata geçirdiği “Ulaşımda, iletişimde hayatın içerisinde ben de varım” projesiyle çok sayıda engelli, evlerinde kurulan çağrı merkezleri sayesinde çalışma hayatına katıldı.
BİLİNÇ OLUŞTURMAK İÇİN
Düşüncelerini paylaşan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 30 engelliyle başlayan projede sayının 200’e yaklaştığını söyledi. Yıldırım “Farkındalık oluşturmak ve bu bilinci yaymak için yola çıktık, onları hayata bağladık” dedi.
> Gökhan Kaya ANKARA
Türkiye’deki engellilerin en büyük problemleri; ulaşım, eğitim ve istihdam. Ama ulaşım olmayınca diğer ikisinden söz etmek mümkün değil. Çünkü, engelliler ulaşabildiği oranda sosyal hayata katılabiliyor. Neyse ki 2012 yılına kadar bütün umumi yerler, resmi yapılar, sokaklar, kaldırımlar, yaya geçidi ve toplu taşıma araçlarının engellilerin kullanımına uygun hale getirilmesi yönünde bir kanun bulunuyor. Ancak kanunlar, pratikte uygulanabilirliği yoksa sadece kağıt üzerinde kalıyor. Bu konuda ‘gönüllülük’ şart. Biz de bu hafta Engelsiz Sayfa’mıza, engellilik meselesine ‘gönülden’ yaklaşan bir ismi, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ı konuk ettik. Ulaştırma Bakanlığı, geçtiğimiz aralık ayında “Ulaşımda, iletişimde hayatın içerisinde ben de varım” isimli bir proje hayata geçirdi. Engellilerin, evlerine çağrı merkezleri kurularak istihdam edilmesi için hazırlanan projede büyük mesafeler alındı. Dezavantajlı gençlere istihdam kapılarını aralayan kuruluşların sayısı her geçen gün artıyor.
Her zaman engellilerin yanında görmekten mutlu olduğumuz Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a, projeyi ve gelinen noktayı sorduk.
VAR OLDUKLARINI HİSSETSİNLER
Sayın Bakan, Türk toplumunu yakından ilgilendiren çok önemli bir yarayı sarmak için yola çıktınız ve engelliler için “Ben de varım!” dediniz. Herkesi mutlu eden, umutlandıran bu duyarlılığınızın temelinde ne yatıyor?
Engellileri anlamak için engelli olmaya gerek yok. Hemen hepimizin ailesinde çevresinde engelliler var ve hepimiz birer engelli adayıyız. Hayat herkese aynı oranda şans vermiyor ne yazık ki... Biz toplumda bir farkındalık oluşturmak ve bu bilinci yaymak için yola çıktık. Bir de asıl temelde engellilerin ulaşım ve iletişimden kaynaklı ciddi sorunları yatıyor. Engelli kardeşlerimin bana ilettikleri sıkıntıların temelinde hep aynı şey bulunuyor. Ulaşamadıkları için okula gidemiyorlar, ulaşamadıkları için çalışamıyorlar, toplumla yeterli iletişim kurup sosyalleşemiyorlar.
Bir farkındalık oluşturmak niyetindesiniz anladığım kadarıyla...
Kesinlikle... Herkesin kendisine şu soruyu sorması gerekir. “Ben oğlumun sınıfındaki engelli arkadaşı için ne yaptım? Kuzenimin engelli çocuğuyla oturup sohbet ettim mi, hiç görme engelli bir çocuğa kitap okudum mu?” Eğer bu sorulara cevap veremiyorsanız bugünden başlayın ve siz de “Ben de varım!” deyin. Bu gençlerimiz, çocuklarımız da hayatta var olduklarını hissetsinler.
HAYATA BAĞLADIK
Peki bu farkındalığı hayata geçirmek adına, engellilerin “ben de hayatta varım” demeleri adına siz neler yaptınız?
Önce engellilerin bize gönderdiği mektupları değerlendirdik. İlginç bir tespitimiz oldu: İş istiyorlar, çoğu iş istiyor. Ama nasıl bir işte çalışacaklarını da bilmiyorlar. “Sayın Bakanım yardım edin, bize iş bulun” diyorlar. Başka bir tespitimiz de büyük bölümü evden çıkmakta yaşadıkları zorlukları dile getiriyordu. Düşündük, taşındık ve bir proje hayata geçirdik.
Adını da “Ben de varım!” koydunuz...
Evet... Engelli gençleri hayata bağlayacak bir proje. Belki yurtdışında örnekleri olabilir ama Türkiye’de bir ilk. Bu bir istihdam projesi. Henüz bitmiş değil, devam ediyor, geniş kitlelere yaymak için uğraşıyoruz. Ülkedeki bütün kamu kurumlarına, özel kurumlara ve kişilere örnek olmaya çalışıyoruz. GSM operatörleri Avea, Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom’a dedik ki, “Bu engelli gençlere sizin çağrı merkezlerinde yer verebilir miyiz? Sokağa çıkamıyorlar, evlerinden çalışabilirler mi, böyle bir teknoloji kurulabilir mi? İnanır mısınız, istisnasız hepsi, düşünmeden “Evet” dedi. Sonunda 30 engelli gencimiz kendi evlerine kurulan bilgisayar sistemiyle, çağrı merkezinde çalışmaya başladı. 11811’i aradığınızda size “Alo” diyenlerden bir kısmı kendi evinde çalışan engelliler... Sayı, 30’lardan 110’a çıktı. Şimdi TÜVTÜRK de çağrı merkezine 60 engelli alacak. Projemize destek veren tüm kuruluşlara sizin aracılığınızla teşekkür etmek isterim.
ÇOK BAŞARILI OLDULAR
Peki her engelli bu işi yapabilir mi?
Evden çıkmakta güçlük içinde olanlara öncelik tanıdık. Kas hastası, cam kemik hastası, görme engelli gençler... Can isimli bir gencimiz var, hayattan bıkmıştı. Ama şu anda işadamı gibi ajandası var, ev almayı, evlenmeyi planlıyor.
Başarı durumları nasıl?
Harika. Beklediğimizin çok üzerinde bir performans gösterdiler diyebiliriz. Haa şunu da hatırlatmamda yarar var. Kimse onları acıdığı için bir iş verip oyalamıyor. Mesela bir iki arkadaşımızdan yeterli verim alınamadı ve kendilerine teşekkür edilerek başka arkadaşlara fırsat verildi. Telefonda onlarla konuşurken siz onların engelli olduğunu bilmiyorsunuz bile. Diksiyonları fevkalade düzgün. Bilgisayara hakimler. Ama o engelli kardeşimiz size yardımcı olurken o, annesinin getirdiği kahveyi yudumluyor.
Görmeyene kabartma fatura
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, engelliler için ‘Ben de varım” projesi dışında yapılan çalışmaları şöyle anlattı:
> İşitme Engelliler Okullarında pilot bir uygulamaya başladık. Videofon görüntülü telefon sistemini bir okula kurduk ve çocukların aileleriyle görüşmelerine imkân sağladık. Türk Hava Yolları’nda da işitme engelli yolcularımıza yönelik olarak işaret diliyle güvenlik filmi yayınlamaya başladık.
> Telefon faturalarını görme engellilere uygun hale getirdik. Artık görme engelli abone, başvuruda bulunduğu zaman ev telefon faturası eline Braille alfabesiyle gelecek. Bunu cep telefonları için de yapacağız.
> PTT şubelerinin önüne rampa yapıyoruz. Bir engelli, kendisi için ayrılan butona basıyor, öncelikli sıra numarası alıyor ve özel tasarlanmış bankoda işlemlerini gerçekleştiriyor.
> Belediyelerimizdeki Ulaşım Koordinasyon Merkezinde engellileri bilinçlendirme toplantıları yapacağız.
[Only Registered Users Can See Links]
5 KITADA TIRMANIŞ YAPTI
Görme engelli dağcımız Necdet Turhan’ın gözü olmasa bile, gönlü daima yükseklerde. Şimdiye kadar 5 kıtada tırmanış yapan Turhan, Avrupa’nın en yüksek noktalarından biri olan Fransa’daki 4810 metrelik Mont Blanc’a çıkacak.
GÖRME ENGELLİ MİLLİ DAĞCI
Dünyaya tepeden bakıyor!
> Taşkın Şan BURSA İHA
Görme engelli milli sporcu Necdet Turhan, Alp Dağlarının 4 bin 810 metre yüksekliğindeki Mont Blanc zirvesine tırmanmak için Fransa’ya gidiyor. 18 yıldır koşu ve dağcılık sporuyla ilgilenen Necdet Turhan, 5 kişilik tırmanış ekibiyle 2 Ağustosta Fransa’nın yolunu tutacak. Turhan, “Beş Kıtada Beş Maraton -Beş Zirve” projesine 2002 yılında New York maratonu ile başladı. 2002 New York maratonunun ardından 2004 Atina klasik, 2005 Japonya dünya körler, 2006 Sidney ve 2007 Mısır Luxor maratonlarını koşarak projesinin uluslararası maratonlar bölümünü tamamladı. Turhan, dünyada dört saatin altında maraton koşabilen dokuz görme engelli arasında yer aldı. “Beş Kıta” projesinin Asya etabı olan Ağrı tırmanışının ardından Afrika kıtasının en yüksek noktası 5865 metre rakımlı Kilimanjaro zirvesine 2008 yılında ulaşan Turhan, zirvelerden inmeyi düşünmüyor. Aynı zamanda ODTÜ dağcılık kolu onur üyesi olan Turhan, 11 Ağustosta projenin Avrupa etabını tamamlayacağını söyledi.
Felçliler nefesiyle yazabilecek
İsrail’deki Weizmann Enstitüsünden Noam Sobel ve ekibi, burundan nefes alış ve verişinin basıncıyla çalışan bir cihaz geliştirdi. Nefes almayı ve vermeyi kontrol eden damağın arka bölümünün, beyinle bağlantılı birçok sinirle ilişkili olduğunu belirleyen bilim adamları, “nefesi elektrik sinyallerine dönüştürmeyi” başardı. Hastanelerde oksijen vermek için kullanılan hortuma benzeyen cihaz, burun deliğinin girişine yerleştiriliyor ve basıncı ölçüyor. Basınç değerleri sensörler sayesinde bir bilgisayara iletiliyor. Sinyaller özel bir yazılım yardımıyla eyleme dönüştürülüyor. Cihazın piyasaya sürülmesi halinde 10-20 dolardan satışa sunulacağı belirtildi.
Ahmet Dedeoğlu
08-04-2010, 22:45
[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])
En küçük darbe komaya sokuyor
04 Ağustos 2010 Çarşamba
ARAMIZDAKİ ENGELLERİ KALDIRIYORUZ...
HAZIRLAYAN: Fatih SELEK
fatih.selek@tg.com.tr
Doğumu sırasında sakat kaldı. Küçük bir kazada tek gözünü kaybetti. Tedavisi için çareler aranırken bu sefer de ender görülen bağ dokusu hastalığına yakalandığı ortaya çıktı. 14 yaşındaki Muhammed Furkan Kırık, en küçük darbede bile ölümle hayat arasında gidip geliyor
[Only Registered Users Can See Links]
VÜCUDU AMELİYAT İZİYLE DOLU
Kalça çıkığı ve kamburu bulunan Muhammed Furkan’ın vücudunun her yeri ameliyat izleriyle ve hastalıktan kaynaklanan morluklarla dolu. Konuşma güçlüğü çeken Furkan, her komaya girdiğinde yanında birilerinin yer aldığını söylüyor: “Korkma biz hep senin yanında olacağız seni yalnız bırakmayacağız, diyorlardı. Onları çok seviyorum her zaman yanımda olup beni teskin ediyorlar.”
[Only Registered Users Can See Links]
Sultançiftliği’nde iki odalı bir evde oturan Furkan’ın iki kardeşinde de aynı rahatsızlık var.
> Cüneyt Bitikçioğlu İSTANBUL
Onun çilesi dünyaya gelir gelmez başladı. Doğumda hata sonucu kalçası çıkan Muhammed Furkan Kırık (14), kanaması durdurulamadığı için bir gözünü kaybetti. Ailesi varını yoğunu harcayıp imkânsızlıklar içinde hastane hastane dolaşırken, tıpta ender görülen bir hastalığa, Ehlers Danlos Sendromuna, yakalandığı ortaya çıktı. Bir ameliyat sırasında kalbi durdu. Doktorlar hayata döndürmeyi başardı. Şimdi ilköğretim 8. sınıfta okuyan Furkan, en küçük bir darbede komaya giriyor. Küçük Furkan’ın dramını annesi Serfet Kırık (33) anlattı:
YÜRÜYEMEZ DEDİLER
“Kahramanmaraş’ta 1996 yılında Furkan’ın doğumu ile hayatımız bir anda değişti. Oğlumun hata sonucu doğumda kalçası çıktı. Bunun üzerine Ankara Hacettepe Üniversitesi hastanesine gönderdiler. Orada tedavisine başlandı, doktorlar “yürüyemez raporu“ verdi, “6 yaşına kadar bekleyin ondan sonra getirin” dedi. Sürekli tedaviye gittik. Umudumuzu kesmedik. Varımızı yoğumuzu harcayıp İstanbul’a göç ettik.
YENİDEN HAYATA DÖNDÜ
İlkokula başladığı sene, gözünü kapı koluna çarptı. Gözlerinde kanama oldu ve bu 3 ay sürdü. Gittiğimiz doktorlar, kanayı durduramadı. Bu yüzden sağ gözünü tamamen kaybetti. Şimdi tek gözle eğitimine devam ediyor. Tıpta, çok nadir görülen “Ehlers Danlos Sendromu”na yakalanmıştı.
Çok yakın zamanda Isparta Eğirdir Kemik Hastanesine götürdüm. Orada eklem ameliyatı oldu. Operasyon esnasında komaya girmiş. Isparta Şevket Demirel Kalp Hastanesinden kalp ve damar cerrahı çağırdılar. Ameliyat masasında hayatını kaybetmiş. Doktorlar yeniden hayata döndürmüş.
8 ÜNİTE KAN VERDİLER
Bu sefer de bu sene okulda bacağını sıraya çarpmış ve atar damarı delinmiş. Ambulansa hastaneye kaldırdık. Burada film çekip “bir şeyi yok” diye eve gönderdiler. Eve geldik çocuğum bayıldı tekrar alıp hastaneye götürdü. “Yine bir şeyi yok eve götür” dediler. Bu sefer götürmedim ısrar ettim. Oradan Siyami Ersek Kalp Damar Hastanesine sevk istedim. Zorla sevk verdiler. Buradaki doktorlar oğlumu hemen yoğun bakıma aldı. O gece 8 ünite kan verdiler. Çocuğumu kaybetmek üzereydim. Eğer ben ısrar edip kalp damar hastanesine götürmeseydim çoktan ölmüştü. Burada damar ameliyatı yaptılar. Hatta müdahale eden doktor o gün evine bile gitmedi. Şimdi bu olaylardan sonra Furkan’ı ben okula götürüp getiriyorum. Çünkü en ufak bir yerini çarpmasıyla komaya giriyor ve kanama başlıyor.
BABASININ İŞİ YOK
Eşim işsiz. İş bulursa ayakkabı imalatında çalışıyor. Sigortası yok. Yeşil kart çıkarttım. O da olmasa hastanelere para yetiştiremezdik. Sultançiftliği’nde 2 odalı bir evde 400 lira kiraya oturuyoruz. Bir yandan geçim derdi, bir yandan Furkan’ın hastalığıyla uğraşıyoruz. Onu bırakıp çalışamıyor, eşime yardımcı olamıyorum.
Bir süre önce Çapa Tıp Fakültesine gittik. Burada Doç. Dr. Onur Selçuk Göksel, sağolsun ilgilendi. “Hastalıktan korkmayın biz niye doktor olduk” diyerek bize teselli verdi. Çocuğu bir ay önce ameliyata aldı. “Çok dikkat edin ufak bir kazada damarı patlar” dedi.
Oğlumun ağrılardan pisikolojisi da bozuldu. Ağrılarından dolayı inim inim inliyor. Ben de dayanamıyorum. Ağrılar çok şiddetli olduğu için devamlı morfin iğnesi yapıyorlar. Oğlum yüzde 70 özürlü. Derdimizi kimselelere anlatamıyoruz. Ona sahip çıkılmasını, hastaneyi rahatça götürebilmeyi istiyorum.”
DOÇ. DR. ONUR SELÇUK GÖKSEL: GENETİK OLDUĞU İÇİN DOĞRUDAN TEDAVİSİ YOK
Furkan’ı geçtiğimiz ay ameliyat eden İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Selçuk Göksel, “Ehlers Danlos Sendromu’nun çok nadir görülen ve genetik geçiş gösteren bir bağ dokusu hastalığı olduğunu söylüyor. Hastalıkla, bağ dokusunun zayıfladığını ifade eden Göksel, “Kardeşlerinin bir kısmı da taşıyor. Ama, Furkan gibi geçiş göstermiyor. Hastalıkla anevrizma adını verdiğimiz atardamarlarda baloncuklar oluşuyor. Zor bir ameliyat gerektiriyor. Genetik özellik taşıdığı için doğrudan tedavisi yok. Yakın takip gerekiyor. Bir gün bir kolda, diğer gün karnında çıkabilir. Hasteyla her an irtibat içindeyiz” dedi.
[Only Registered Users Can See Links]
Engelli korosu sunar
İzmir’de 40 görme ve işitme engelli, “Görmedim, Duymadım, Çalıyorum” isimli grup kurdu. Konsere hazırlanan grup üyeleri, “Körler sağırlar birbirini ağırlar sözünü körler sağırlar birbirini tamamlar şeklinde değiştirdik” dedi.
Hiçbir müzik bilgisi olmayan 15 görme, 25 işitme engelli bir araya gelip İzmir’de “Görmedim, Duymadım, Çalıyorum” isimli grup kurdu. Dünyada bir ilki gerçekleştiren grup, 6 ağustosta İzmir Fuar Açık Hava Tiyatrosu’nda sahne alacak. Bir rekor denemesine imza atılacak etkinlikte, görme engellilerin ritmine işitme engelliler işaret diliyle tempo tutacak. Engellilerin ritm, dans ve müzik gösterisi kesintisiz 2 saat sürecek.
Grup, Türk Kızılayı İzmir Şubesi Proje Grubu’nun fikri ile yola çıkılan konser için 3.5 aydır çalışıyor.
Grupta yer alan görme engelli Dilara Üstüner “Aslında toplum tarafından dışlanmışlık etiketi üzerimize zaman zaman yapıştırılıyor. Bunun böyle olmadığını düzenleyeceğimiz etkinlikle çürüteceğiz” dedi. Görme engelli üyelerden Semih Güven de “Toplumda ‘Körler sağırlar birbirini ağırlar’ sözünü ‘Körler sağırlar birbirini tamamlar’a dönüştürdük. Toplumda acınma duygusu ile zedelenmiş bir imajımız var ancak bizler bunu istemiyoruz” diye konuştu. Teoman Dalcı’nın da destek vereceği konser Etkinlik ücretsiz izlenebilecek.
> Alev Hamitoğulları- Arif Çayan İZMİR İHA
[Only Registered Users Can See Links]
Ayağıyla resim yapıyor
Ellerini kullanamayan ve sol ayağıyla resim yapan 20 yaşındaki Yusuf Arslan, Bodrum’da “Sol Ayağım 5” adlı resim sergisi açtı. Karakalem ve yağlı boya olmak üzere 63 eserden oluşan sergi yoğun ilgi gördü. Arslan, “Engellerimle değil resimlerimle anılmak istiyorum” dedi. İHA
[Only Registered Users Can See Links]
Nazmiye, Konya’da sevinçle karşılandı.
KOLTUKLARLA ÇALIŞTI dünya şampiyonu oldu
> Ahmet Ataş KONYA İHA
Konyalı engelli halterci Nazmiye Muslu, Malezya’da yapılan Dünya Bedensel Engelliler Halter Şampiyonası’nda dünya rekoru kırarak altın madalyanın sahibi oldu. 40 kiloda podyuma çıkan Meram Belediyespor Kulübü sporcusu milli halterci Nazmiye Muslu, kaldırdığı 106 kiloyla yeni dünya rekorunu kırdı. Milli halterci, 105 kiloluk dünya rekorunu da geride bıraktı. Şampiyonanın ardından Konya’ya gelen rekortmen halterciyi havaalanında, ailesi, yakınları ve sporcu arkadaşları karşıladı. Duygulu anların yaşandığı karşılama töreninde konuşan Nazmiye Muslu, “2012‘de Londra Paralimpik Oyunlarında da rekor kırmayı bekliyorum. Zaten kendi rekorumu kırmaya gideceğim. Başka rakip yok” diye konuştu. Kızının, küçükken taşları, koltukları kaldırmayı çok sevdiğini belirten babası İsmail Muslu(55), “Ona, Türkiye’nin gururu olacaksın dedik, oldu” diye konuştu. Milli haltercinin engelli milli judocu nişanlısı Halil İbrahim Önel ise, “Daha fazlasını da yapabilirdi. Ama rekor kırması bize yeter” dedi.
[Only Registered Users Can See Links]
Fatma Doğan, Kur’an-ı kerim okuyabiliyor.
En büyük hayali gerçek oldu
Doğuştan görme engelli olan Kayserili Fatma Doğan, “en büyük hayalim” dediği Kur’an-ı kerimi öğrenmek için arayışa girdi. Kurs olduğunu öğrendiği İstanbul’un yolunu tuttu. 1 ay gibi kısa bir sürede Kur’an-ı kerimi okumaya başladı. Kursta 8 ay kalan 39 yaşındaki Fatma Doğan, “En büyük hayalim gerçek oldu. Şimdi görme engelli insanlara ders verecek düzeyde Kur’an-ı kerim biliyorum” dedi.
[Only Registered Users Can See Links]
Ahmet Dedeoğlu
08-11-2010, 03:11
[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])
İşverenlere örnek bir hikâye
11 Ağustos 2010 Çarşamba
ENGELSİZSAYFA
HAZIRLAYAN: Fatih SELEK
fatih.selek@tg.com.tr
MANİSA AKHİSAR’DA BİR ‘USTA’LIK ESERİ
Akhisarlı karoser ustası Cem Bayrak, 30 yılda çok sayıda engelliyi dükkânında yetiştirip iş sahibi yaptı. Şimdi de açtığı kafede engellileri istihdam eden Cem Usta, “50 kişi çalıştıran iş yerinin 1 engelli çalıştırması gerekiyor. Ama buna uyan yok. Onlara acımayalım, iş verelim” diye konuştu.
[Only Registered Users Can See Links]
HÜNERLERİNİ SERGİLEYECEKLER
Cem Bayrak’ın başkanı olduğu Akhisar Bedensel ve Zihinsel Engelliler Derneği bünyesinde engellilere vitray, matematik, okuma yazma, tiyatro, İngilizce ve spor kursları veriyorlar. Ders veren eğitmenler, gönüllülük esasına göre çalışıyor. Dernek, 22 Ağustosta Birlik Engelliler Sanat Tiyatrosunun engellilerin yaşadığı sıkıntıları mizahi bir dille ele aldığı oyunlarına ev sahipliği yapacak.
> Aziz Altıntaş MANİSA
Manisalı iş adamı Cem Bayrak, Engelsiz Sayfamızın müdavimlerinden. İlk çıktığı günden beri, bizi ilgiyle takip ediyor. Cem Usta, Akhisar ilçesinde karoser imalatı yapıyor. Ama bölgede herkes onu “Engellilerin Cem Babası” olarak biliyor. Çünkü çok uzun zamandır engellilerle iç içe. Hayatını adeta onlara vakfetmiş. Şimdiye kadar dükkânında birçok engelliyi yetiştirip iş sahibi yapan Cem Bayrak, açtığı kafede de sadece engellileri çalıştırıyor.
GÖNÜL VERDİ
Cem Usta’yı 10 yaşındayken babası sanayiye çırak verir. Ustasının engelli bir kızı vardır. Halini anlayabileceğini düşünerek, ustasından işitme engelli arkadaşı Gürcan’ı da işe almasını ister. Ve beraber mesaiye başlarlar. Birçok arkadaşının gezip eğlendiği yıllarda Cem Usta, “çevremdeki engellilere nasıl yardımcı olurum” diye düşünmeye başlar. Bir gün ustası gibi işveren olduğunda engellilere sahip çıkacak, onlara kendi iş yerinde imkân sunacaktır.
Cem Bayrak, zaman gelir hayallerini gerçekleştirme fırsatını bulur. Dükkânında birçok engelli kaynakçı yetiştirir. Ardından Akhisar Bedensel ve Zihinsel Engelliler Derneği’ni kurar. Bununla da yetinmeyen Bayrak, örnek bir uygulamaya imza atarak sadece engellilerin çalıştığı bir kafe açar. Engelliler kafede çalışıp para kazanmanın, Cem Usta da onlara balık tutmayı öğretmenin keyfini yaşıyor.
ATÖLYE AÇACAK
İlçeye bağlı köylerden engellileri getirip onlara ev tutan ve dayayıp döşeyen Cem Bayrak, bakın duygularını şöyle dile getiriyor: “50 kişiye iş veren bir kurum, en az bir engelli çalıştırmak zorunda. Fakat buna uymayanları gördüğümde içim acıyor. Şu an 25 kişinin rızkını kazanmalarına bir şekilde vesile oluyorum. Engelli çalışan sayımız 10. Bunlardan 4’ü zihinsel engelli, biri görme engelli diğer 5’i de bedensel engelli. Benim buradan hiçbir maddi beklentim olmadı. Aksine kendi kazancımı onların mücadelesi için harcıyorum. Akhisar Belediye Başkanımız Salih Hızlı’nın da desteğiyle kurduğumuz kafenin işletmesini tamamen engellilere verdik. Kafede, engelli arkadaşların oluşturduğu bir yönetim kurulu var ve bu bir yılda bir değişiyor. Sırasıyla kafedeki görevlerin her kademesinde çalıştıktan sonra bir yılı dolduranları gönüllü dostlarımız ve Akhisarlı hemşehrilerimizin desteğiyle işe yerleştiriyoruz. Yakında bir kaynak atölyesi açacağım ve kaynakçılığı öğretip istihdam edilmesini sağlayacağım.”
MAAŞ DEĞİL İŞ VERİN
“Bizim vatandaşlarımızdan tek isteğimiz emeklerimizin karşılığını hizmet olarak almaları ve bize destek olmaları” diyen Cem Bayrak, şöyle devam ediyor: “Engelliler maalesef sömürülüyor. Bizim insanımız da çok duygusal. Allah razı olsun
diyene çıkarıp cebini boşaltıyor. Ben devletin engellilere maaş bağlamasına karşıyım. Çünkü devlet onları tembel yaptı. Evet gerçek anlamda ihtiyaç sahiplerine tabii ki verilmeli. Ama engellilerimizin topluma kazandırılması daha önemli. Acımayalım onlara, iş verelim. Ben engellilerden aldığım verimi diğerlerinden alamıyorum. Onun için bizim faaliyetlerimizin benzerleri yapılsın. Sosyal hizmetler de bunlara destek çıksın. Ama Akhisar Sosyal Hizmetlere gidip soruyorum, ne kadar engellimiz var diye. Bana net bir rakam veremiyorlar. Buna çok üzülüyorum.”
[Only Registered Users Can See Links]
Çıraklardan kimi zihinsel kimi ortopedik engelli
12 Eylülde engelliyi sandığa devlet taşıyacak
Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, engellilerin ihtiyaçları olan her yere taşınmaları konusundaki hizmetlerin devam ettiğini belirterek, “Oy kullanacakları yere ücretsiz taşınmaları konusunda da kendilerine yardımcı olabiliriz” dedi.
[Only Registered Users Can See Links]
OKULLARA ASANSÖR GELİYOR
Toplantıda konuşan Bakan Aliye Kavaf, “Bu yıl içinde yaklaşık 50 bin engellimize ve ailesine daha ulaşarak 300 bin engelli vatandaşa kendi evlerinde ulaşmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda engellilere, evinde bakım yapan ailesine ya da yakınlarına aylık 545 lira ödemekteyiz. Bundan böyle okullarımızda engelli asansörü bulunacak. 2003’ten itibaren inşa edilen tüm yurtlarda engelli öğrenci odaları yer alacak” dedi.
Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, engellilerin boş olan 38 bin 192 kişilik memur kadrosuna en kısa süre içerisinde atamaların yapılacağını bildirdi. Bakan Kavaf, Başbakanlık Merkez Bina’da gerçekleştirilen 27. Özürlüler Yüksek Kurulu Toplantısı’nda katıldı. Toplantının açılışında bir konuşma yapan Bakan Kavaf, engellilerle ilgili yürütülen çalışmaları anlattı.
Bakan Kavaf, Türkiye’de istihdamı sağlanmış engellilerin çoğunun özür oranlarının yüzde 40 ile 60 arasında yağılmış olmasının da yine aşılması gereken bir durum olduğuna dikkat çekerek, “Bunun için yaptığımız çalışmalarla, ağır özürlü çalıştıran iş yerlerine ‘korumalı iş yeri’ statüsü verilecek ve devlet tarafından desteklenecek. Bu konudaki kanun tasarısı Başbakanlığa intikal ettirilmiştir” dedi.
Bakan Kavaf, “Oy pusulaları basıldı. Kabartmalı pusula referandum için mümkün değil, ancak 2011 seçimleri için değerlendirilebilir. Özürlülerin ihtiyaçları olan her yere taşınmaları konusundaki hizmetlerimiz devam ediyor. Bu konuda da kendilerine yardımcı olabiliriz” diye konuştu.
> ANKARA İHA
Ünlülerin sesinden sadece 4 araç çıktı
Minik Kalplerle El Ele Derneği ve Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Şubesi iş birliğiyle bir süre önce hayata geçirilen ve Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Yavuz Bingöl, Mor ve Ötesi, Yüksek Sadakat gibi ünlü isimlerin destek verdiği “Esirgemeden” adlı albüm projesinden, SHÇEK bünyesindeki engelli çocuklar için 4 adet asansörlü engelli aracı yaptırıldı.
[Only Registered Users Can See Links]
300 engelli çocuk, fidan dikmenin keyfini yaşadı.
Kendi korularını oluşturdular
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Özürlüler Müdürlüğü İSÖM, yaz okullarında eğitim gören engelli 300 çocuğu, ağaç dikme şenliğinde buluşturdu. AB projesi kapmasında “Bu Yaz Birlikte Gülelim” adıyla düzenlenen yaz okullarında eğitim gören engelli öğrenciler, Arnavutköy Terkos Durusu Mevkii’nde ağaç dikerek tabiatın yeşillenmesine katkı sağladı. İSÖM araçlarıyla evlerinden alınıp ağaç dikme etkinliğine getirilen çocuklar yine İSÖM araçlarıyla evlerine bırakıldılar.
[Only Registered Users Can See Links]
Karanlıktaki programa Aziz Bahriyeli katılıyor.
Zifiri karanlıkta iftar verecekler
“Kör Fotoğrafçılar Projesi”ni hayata geçiren Galata Diyalog Derneği, ramazan boyunca zifiri karanlıkta iftar programı düzenleyecek. Görme engelli garsonların servis yapacağı yemekle, misafirlere farklı bir tecrübe yaşatılıyor. Konuklar, önce, cep telefonunuzu, yanıcı ve ışık saçıcı eşyalarınızı zarf içinde teslim edip, görme engelli teşrifatçıların ardından zifiri karanlıktaki restorana girecek. Zengin bir iftar menüsünün sunulacağı özel gecede, hafız Aziz Bahriyeli Kuran-ı kerim okuyacak. Detaylı bilgi için 0 212 252 51 61-62 numaralı telefon aranabilir.
Ahmet Dedeoğlu
08-18-2010, 04:30
[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])
Üniversiteler ARTIK ENGELSİZ OLACAK
18 Ağustos 2010 Çarşamba
ENGELSİZSAYFA
HAZIRLAYAN: Fatih SELEK
fatih.selek@tg.com.tr
YÖK, engelli öğrencilerin öğrenim hayatlarını kolaylaştırmak için hazırladığı “Yükseköğretim Kurumları Özürlüler Danışma ve Koordinasyon Yönetmeliği”ni yeniden düzenledi. Buna göre, kampüslerde engellerin kaldırılması için her türlü düzenleme yapılacak.
Yükseköğretim Kurumları Özürlüler Danışma ve Koordinasyon Yönetmeliği, yeniden düzenledi. Buna göre, yönetmelik, yüksek öğrenim gören engelli öğrencilerin öğrenim hayatlarını kolaylaştırabilmek için gerekli akademik ortamın hazırlanmasını ve eğitim-öğretim süreçlerine tam katılımlarını sağlamayı amaçlıyor. Bunun için gerekli tedbirleri almak ve düzenlemeler yapmak üzere, Yükseköğretim Kurulu Özürlü Öğrenciler Komisyonu, Özürlü Öğrenciler Danışma ve Koordinasyon Birimi, ÖSYM Özürlü Öğrenciler Danışma ve Koordinasyon Birimi ile yükseköğretim kurumları bünyesinde oluşturulacak engelli öğrenci birimleri koordineli çalışacak. Yükseköğretim Kurulu bünyesinde yüksek öğrenim aşamasına gelen veya yüksek öğrenim gören engelli öğrencilerin ihtiyaçlarını belirlemek, belirlenen ihtiyaçlara göre yapılması gereken idari düzenlemeleri planlamak ve gerekli alt yapı standartlarını oluşturarak ilgili yükseköğretim kurumları arasında koordinasyonu sağlamak üzere, “Yükseköğretim Kurulu Özürlü Öğrenciler Komisyonu” oluşturulacak.
YAKIN TAKİP
Komisyon, Yükseköğretim Yürütme Kurulu üyelerinden birinin başkanlığında 3’ü engellilik alanında bilgi sahibi, tercihen ilgili alanlardaki akademisyenlerden ve enaz yüksek lisans düzeyinde eğitim görmekte olan özürlü bir öğrenci temsilcisinden olmak üzere enaz 5 kişiden oluşacak. Komisyon üyeleri Yükseköğretim Kurulu Başkanı tarafından üç yıl için görevlendirilecek. Süresi biten üyeler yeniden görevlendirilebilecek.
Komisyon, engelli öğrencilerin öğrenim hayatlarını desteklemek, öğrenim ve eğitim süreçlerine tam katılımlarını sağlamak amacı ile problemlerini belirleyerek çözüme yönelik gerekli planlamaları yapacak, politikalar ve stratejiler üretecek ve bunları YÖK’e sunacak. Engelli öğrencilerin, yüksek öğrenimde karşılaşabilecekleri ulaşılabilirlik ve erişilebilirlik sorunlarına çözüm üretecek. Bu öğrencilere uygun eğitim araç-gereçleri, ders materyalleri, ders geçme ve sınav koşullarının hazırlanmasına yönelik standartları oluşturacak. Komisyon, üniversite yerleşkelerinin engellilere göre düzenlenmesine ilişkin yapılanmaları da takip edecek. Engellilerle ilgili derslerin veya konuların yükseköğretim kurumlarının lisans programlarına alınması yönünde çalışmalar yapacak.
OKUYUCU KARMAŞASINA SON
ÖSYM bünyesinde de oluşturulan “Özürlü Öğrenciler Danışma ve Koordinasyon Birimi” de yükseköğretim programlarında öğrenim görmek isteyen engelli öğrencilere, danışmanlık yapacak. Üniversitelerin engelli öğrenciler için açılmış olan entegre yükseköğretim programları listesinin sınav kılavuzuna konulması için gerekli açıklamaları hazırlayacak. Adayın ÖSYM’ye göndermesi gereken engel türü ve rapor bilgileri ile sınav sırasında ne tür desteğe ihtiyaç olduğuna dair dilekçe ve benzeri bilgilere ilişkin sınav kılavuzuna konacak açıklamaları hazırlayacak. Sınav ortamlarının engel durumuna göre seçilmesi veya düzenlenmesi konusunda gerekli çalışmaları yapacak, merkezi sınavlarla yerleştirilen engelli adayların istatistiki verilerini oluşturacak, bireylerin engel durumları esas alınarak sınavlarda görev alan okuyucuların seçimi hakkında çalışmalar yapacak. Özellikle okuyucu konusunda engellilerden ciddi şikayetler geliyordu. ANKARA AA
ÖĞRENCİ BİRİMLERİ FAAL OLACAK
Her yükseköğretim kurumunda oluşturulan engelli öğrenci birimleri, engelli öğrencilerin akademik, araç-gereç, idari, fiziksel, barınma, sosyal ve benzeri alanlarla ilgili ihtiyaçlarını tespit edecek. Birimler, faaliyetlerini YÖK’e rapor edecek.
823 engelli üniversiteli oldu
Lisans Yerleştirme Sınavları sonuçlarına göre; bu sene 297’si kız, 526’sı erkek olmak üzere toplam 823 engelli, üniversiteye yerleşti. 2010 ÖSYS Yerleştirme sonuçlarına göre YGS’ye başvuran 1709 engelli öğrenciden 823’ü üniversiteli oldu. Bunlardan 363’ünün Açık Öğretim Fakültesini tercih ettiği belirtildi.
[Only Registered Users Can See Links]
Piyano ve org çalan Batuhan Kil, duyduğu hiçbir şeyi bir daha unutmuyor.
Girdiği sınavı birincilikle KAZANDI!
> İZMİR AA
Doğuştan görme engelli 16 yaşındaki Batuhan Kil, üniversite öğretim üyeleri ve müzik öğretmenlerinin oluşturduğu komisyon karşısında 228 kişiyi geride bırakarak Işılay Saygın Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi’nin müzik bölümünü birincilikle kazandı.
Okul Müdürü Erdal Topuz, “Sınav komisyonu Batuhan’a hiçbir ayrıcalık tanımadı. Soruların ikinci kez tekrarını bile istemedi, sorularla dalga geçer gibiydi, çok büyük bir yetenek gördük” diye konuştu. Yetenek sınavında Batuhan’ın piyano çaldığını, türkü söylediğini dile getiren Topuz, görme engelli adayın ritm yeteneğinin de ölçüldüğünü anlattı. Topuz, “Yeteneğinin Türkiye sınırlarını aşacağına inanıyorum” dedi.
Okulu birincilikle kazandığını öğrendiğinde çok sevindiğini dile getiren Batuhan Kil ise org ve piyano çaldığını dile getirdi. Müzik öğretmeni olmak istediğini ifade eden Batuhan, “Ben sınava girerken umutluydum, yeteneğim olduğunu biliyordum, belki de müzik öğretmeni olabilirim, beste yapmak da isterim” şeklinde konuştu.
SİZDEN GELENLER
[Only Registered Users Can See Links]
3 çocuğu ZİHİNSEL ENGELLİ
Vanlı Alan ailesi engelli çocukları için çalmadık kapı bırakmadı ama...
Van Başkaleli Alan ailesinin 8 çocuğundan 3’ü engelli. Baba Abdülkerim Alan, döner ekmek satarak geçimini sağlıyor ve herhangi bir sosyal güvencesi yok. Çocukları Kenan 30, Canan 16, Ahmet ise 8 yaşında. “Ağır düzeyle mental reterdasyon” teşhisi konulan zihinsel engelli çocuklara ailesi bakmakta zorluk çekiyor. Baba, tedavi ettirmek istiyor ama imkânları elvermiyor. “Günde 15 lira kazanıyorum, o da çocukların bezine gidiyor” diyor Baba Abdülkerim Alan. Ve şunları söylüyor: “Onlar bana, Allah’ın bir lütfu. Belki onların sayesinde ekmek yiyorum. 30 senedir sıkıntı çekiyorum. Varımı yoğumu harcadım. Bölgede götürmediğim doktor kalmadı. Canan’ı alıp Tahran’a kadar gittim ama bir sonuç alamadık. Büyük oğlum, 30 seneden beri sırt üstünde. Ellerini bağlıyoruz. Aksi takdirde kendine zarar veriyor. Bir komşumuz küçük oğlumda aynı durumdaki çocuğunu İstanbul Amerikan Hastanesine götürmüştü. Şimdi o yürüyebiliyor. Ama benim böyle bir imkânım yok. Mümkünse beni de kurtarın. Hiç olmazsa Ahmet’im iyileşsin. Doktorlardan, yardımseverlerden bir umut bekliyorum.” Evde bakım parası için müracaat eden baba Alan, yakın zamanda bir olumlu bir cevap beklediklerini söylüyor. Aileye ulaşmak isteyenler 0 541 725 3589 nolu telefonu arayabilir. (Bize fotoğraf desteğinde bulunan Vanlı gazeteci dostumuz Zafer Tayfur’a teşekkür ederiz)
[Only Registered Users Can See Links]
Engelli gençlerin mutluluğuna, tiyatrocu İbrahim Büyükak da ortak oldu.
Sanat atölyelerinde hayallerini anlattılar
> Büşra Birtane / İSTANBUL
Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Merkezi tarafından desteklenen, Grup Hayal(et) tarafından pek çok çocuk, genç ve gönüllüyle beraber, zihinsel engelli gençler için bir proje yürütüldü. Proje kapsamında “Kitap Kapağı Tasarım Atölyesi” Sarıyer Aile Danışmanlık ve Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. Gönüllü katılımcılar ve eğitmenlerle birlikte çocuklar resim, kukla-maske, masal, oyuncak ve “hayalimdeki kent” olmak üzere sanatın iyileştirici gününün yansıdığı tüm atölyelerde üretim yaparak kendini ifade etti. Atölyede gençler, tüm atölye çalışmalarında ortaya koydukları ürünleri tasarlama süreçlerini ve bu üretimleri gerçekleştirmenin kendileri için nasıl bir öneme sahip olduğunu “Çok Güzel Hareketler Bunlar” ekibinden İbrahim Büyükak ile paylaştı. Ücretsiz olarak yürütülen atölyeye katılmak veya bilgi edinmek için grphylt@hotmail.com adresinden Grup Hayal(et)’e ulaşabilir.
Apartmana engelli için düzenleme yaptırılabilir mi?
> İsmi mahfuz/ Erzurum
Hem bedensel hem de zihinsel engelli bir çocuğum var. Binamızda asansör yok. İnip çıkarken, zorlanıyor. Ayakları şişiyor. Bina yöneticisi yok. Bunun için neler yapmalıyım?
Kat mülkiyeti yasasına tabi olan apartman, site vb. konutlarda yaşayan kişiler engeline uygun düzenleme yaptırma imkanına sahiptir. 5378 sayılı kanunun 19. maddesinde bu konuda şöyle deniliyor: “Özürlülerin hayatı için zorunluluk göstermesi hâlinde, proje tadili kat maliklerinin en geç üç ay içerisinde yapacağı toplantıda görüşülerek sayı ve arsa payı çoğunluğu ile karara bağlanır. Toplantının bu süre içerisinde yapılamaması veya tadilat talebinin çoğunlukla kabul edilmemesi durumunda; ilgili kat malikinin talebi üzerine bina güvenliğinin tehlikeye sokulmadığını bildirir komisyon raporuna istinaden ilgili mercilerden alınacak tasdikli proje değişikliği veya krokiye göre inşaat, onarım ve tesis yapılır. İlgili merciler, tasdikli proje değişikliği veya kroki taleplerini en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”
[Only Registered Users Can See Links]
Ahmet Dedeoğlu
08-25-2010, 03:21
[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])
AZMİN ZAFERİ
25 Ağustos 2010 Çarşamba
ENGELSİZSAYFA
ARAMIZDAKİ ENGELLERİ KALDIRIYORUZ...
HAZIRLAYAN: Fatih SELEK fatih.selek@tg.com.tr
KAZADA BELİ KIRILDI, YÜRÜYEMEZ DENİLDİ ÜNİVERSİTEYİ KAZANDI
[Only Registered Users Can See Links]
> Emrah Varol DENİZLİ İHA
Denizli’de yaşayan ve 6 yıl önce Fethiye’den dönerken teyzesinin kullandığı otomobilin kaza yapması sonucu beli 3 yerinden kırılan 20 yaşındaki Hatice Boztaş, bir yandan hayata tutunmaya çalışırken, bir yandan da öğretmenlik idealini gerçekleştirmenin savaşını verdi. Teyzesi Havva Karakurt’u kaybettiği kazanın ardından Pamukkale Üniversitesi’nde tedavi gören ve 2 yıl boyunca sadece hastanede tedavisi süren Hatice Boztaş, bu süre içerisinde liseyi açıktan bitirdi. Doktorların, yürümesinin neredeyse imkansız olduğunu söylediği Hatice Boztaş, bu yıl ilk defa girdiği üniversite sınavı sonucunda 76 bininci olarak Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü’nü kazandı. Sümen Mahallesi’nde emekli baba Veli Boztaş, annesi Ülkü Boztaş ve Akdeniz Üniversitesi’ni kazanan kız kardeşi Ebru Boztaş’la birlikte yaşayan Hatice Boztaş, uzun yürüme aleti ile hayatını sürdürebiliyor.
YILMAYACAĞIM
Yürümekte zorlanan ancak öğretmen olma hayalini gerçekleştirmek için önündeki engelleri tek tek geçen Hatice’yi evinde ziyaret eden Denizli Valisi Yavuz Erkmen, genç kızı tebrik etti. Boztaş ailesiyle sohbet eden Vali Erkmen, Hatice’yi kutladı ve başarılarının devamını diledi. Vali Erkmen’in altın taktığı ve dizüstü bilgisayar hediye ettiği Hatice Boztaş ziyaretten büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Bir süre Vali Yavuz Erkmen’le sohbet eden Hatice Boztaş, üniversiteyi kazanmanın mutluluğunu yaşadığını belirterek, “Üniversiteyi kazanan arkadaşlarımdan daha fazla mutluyum çünkü ben engelliyim. Eğitim benim için diğerlerine göre daha önemli” dedi. Hatice Boztaş, yürüme konusunda hiçbir zaman yılmayacağını ve mücadelesini sürdüreceğini belirterek, “Pes ederek elime bir şey geçmez. Sadece hayata küsmüş olurum” ifadelerini kullandı. Kızlarının Cumhuriyet Üniversitesi’nde öğrenim görecek olmasından dolayı ailesi de Sivas’a taşınma kararı aldı.
[Only Registered Users Can See Links]
İMZASINI DA ATTI
Tırmandığı her zirvede, ‘Dağa göz değil, yürek tırmanır’ yazılı pankart açan Turhan, Mont Blanc’da da artık imzası haline gelen bu pankartı açarak engelinin kendisine engel olmadığını bir defa daha kanıtladı.
GÖRME ENGELLİ DAĞCININ BÜYÜK BAŞARISI
Alpler’e tırmandı
Türkiye’nin görme engelli ilk dağcısı ve milli atleti Necdet Turhan, Fransız Alpleri’nde 3 bin 500 metre yüksekliğe ulaşmayı başardı. Olumsuz hava şartları sebebiyle 4 bin 810 metrelik Mont Blanc Zirvesi’ne çıkamamanın üzüntüsünü yaşayan engelli sporcu, “Bize dağlar izin verirse zirve yapabiliriz” dedi. “5 kıtada 5 maraton, 5 zirve” projesi kapsamında maratonları tamamlayan ve zirve tırmanışlarına başlayan Nilüfer Belediyesi Engelliler Masası sorumlusu ve Türkiye’nin görme engelli ilk dağcısı Necdet Turhan, Ağrı Dağı ve Afrika’nın çatısı Klimanjaro tırmanışlarından sonra üçüncü tırmanışını Avrupa Alpleri’nin en yüksek noktası olan Mont Blanc Zirvesi’ne yaptı. Engelli sporcu Turhan, tüm dünyaya, ‘Engelimiz bize engel değildir’ mesajı vermek için başlattığı ‘5 kıtada 5 maraton, 5 zirve’ projesini, 3 bin 200 metrelik Teterouse Zirvesi’nde Nilüfer Belediyespor Kulübü’nün pankartı ve Türk bayrağı açarak tamamladı. BURSA İHA
[Only Registered Users Can See Links]
12 görme engelli 2 ayda Kur’an-ı Kerim okumayı öğrendi.
> Cüneyt Bitikçioğlu
Bağcılar Hz. Osman Kur’an Kursu’na devam eden 12 görme engelli, 2 ay devam ettikleri kursta büyük bir azim ortaya koyarak Kur’an-ı Kerim okumayı öğrendi. Görme engelliler için geliştirilen Braille alfabesi ile çok kısa zamanda Kur’an-ı Kerim’i öğrenen engelliler için sertifika programı düzenlendi. Sertifika programına katılan Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı ile Bağcılar Müftüsü Mustafa Derin görme engelli kursiyerleri ayrı ayrı tebrik etti. Kursta eğitim veren iki bayan hoca da görme engelli. Bayan hocalardan hafız Ayşe Ortak ve ilahiyat mezunu Reşide Kara, görme engelli kursiyerlere Kur’an-ı Kerim okumayı öğretti. Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, görme engellilerin Kur’an-ı kerim öğrenmelerinin azmin zaferi olduğunu belirterek “bu kardeşlerimiz bize örnek bir davranış sergilediler. Biz bu halimizde Kur’an-ı Kerim-i daha yüzünden okuyamazken onlar engellerine rağmen bunu kanıtladılar” dedi.
[Only Registered Users Can See Links]
Ramazan Çiçek, eğitimini tamamlamak istiyor.
19 yıl sonra ışığı gördü
Doğuştan görme engelli 19 yaşındaki Ramazan Çiçek, İl Emniyet Müdürü Cafer Şahin’in girişimleriyle yapılan mercek nakli ameliyatıyla yeni bir hayata adım attı. İstanbul Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde geçirdiği mercek nakli ameliyatı sonrası görmeye başlayan Çiçek, 19 yıl süren karanlığın sona ermesinin kendisi için inanılmaz bir şey olduğunu söyledi. Çiçek, karanlık bir dünyada yaşamanın çok zor olduğunu, görmeye başlamasıyla dünyayı yeniden keşfetmeye başladığını anlattı. Çiçek, önünde artık yepyeni bir hayat olduğunu ifade ederek, “ilk amacım yarım kalan eğitimimi tamamlamak” dedi. UŞAK AA
[Only Registered Users Can See Links]
Üretilen ilk halı Vali Turhan’a hediye edildi.
Onlar da meslek sahibi olacak
Batman Ortopedik Engelliler Derneği ile Türkiye İş Kurumu Batman İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan ortak proje ile engelliler meslek sahibi olacak. Engellilerin meslek sahibi olmaları ve üretici konuma gelmeleri amacıyla hazırlanan ‘Halı Kursu’ projesinin kabulü ile 10 kursiyer 2.5 ay boyunca eğitim alacak. Yaklaşık 23 bin TL’yi bulan masraflar da proje finansmanından karşılanacak. Projenin kabulü nedeniyle Vali Ahmet Turhan’a teşekkür ziyaretinde bulunan Ortopedik Engelliler Derneği Başkanı Fatma Zehra Atay ve dernek üyeleri, proje kapsamında üretilen ilk halıyı Vali Turhan’a hediye ettiler. M. Şükrü Yıldırım BATMAN İHA
Mardin’de beyaz baston dağıtılacak
Belediye Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Sadullah Turgut, Tüm Özürlüler ve Aileleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Eğitim Rehabilitasyon ve Kültür Derneği ile ortaklaşa olarak görme engelli vatandaşlara baston dağıtımı yapacaklarını söyledi. Turgut, “30 Eylül tarihine kadar başvuru yapan engellilere baston vereceğiz. Başvuru için kimlik fotokopisi, sağlık raporu fotokopisi, ikametgah belgesi gerekiyor. Ayrıca istenmesi halinde bastonları evlere de teslim edebiliriz”
Murat Akgül MARDİN İHA
“Engelsiz Ev” Kadıköy’de sergilendi
Bahçeşehir Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Teknik Bölümler öğrencilerince tasarlanan “Engelsiz Ev” projesi, Göztepe’deki Özgürlük Parkı’nda sergileniyor. Ev hakkında bilgi veren Elektronik Haberleşme Bölümü öğrencisi Barış Battal, projenin, görme engelli bireylere daha kaliteli yaşam sağlamayı ve evlerinde karşılaştıkları pek çok engeli ortadan kaldırmayı amaçladığını söyledi. AA
Ahmet Dedeoğlu
09-01-2010, 03:08
[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])
Zihinsel engelli de kitap kullanabilir
01 Eylül 2010 Çarşamba
ENGELSİZSAYFA
HAZIRLAYAN: Fatih SELEK
fatih.selek@tg.com.tr
HERKES ÖĞRENİR
Engellilerin eğitimi için kendi kültürümüze uygun kitap ve materyaller geliştiren Dr. İhsan Hanson, “Öğrenemeyen birey yoktur. Öğretemeyen sistem vardır” diyor.
EKSİK KALIYOR
Ailelerin özel eğitim kurumlarında alınan eğitimle kaldığını anlatan Dr. Hanson, “Oysa, evde ve sokakta da eğitimin devam ettirilmesi gerekiyor” diye uyarıda bulunuyor
[Only Registered Users Can See Links]
Türkiye’de zihinsel engelli ve otizmli birey eğitimi çok yeni bir alan. Bu bireylerin eğitim alabildikleri özel eğitim okulları ile rehabilitasyon merkezlerinde kitap ve materyal kullanımı bugüne kadar eksik kaldı. Ülkemizde yayıncıların, ekonomik bulmadıklarından dolayı çok ilgi göstermediği bu alana Vanilya Yayıncılık’ın kurucusu Dr. İhsan Hanson, ilk defa yatırım yaptı. Özel eğitim okulları, rehabilitasyon merkezleri ile ailelerin, eğitimcilerin ve bireylerin rahatlıkla kullanabilecekleri Vanilya Özel Eğitim materyalleri, kendi kültürümüze göre hazırlandı.
DOMUZUN NE İŞİ VAR?
Ülkemizde özel eğitim materyal ve kitaplarının bir kısmının ABD ile Avrupa ülkelerinden ithal edildiğini belirten Dr. Hanson, şunları söyledi: “Ne var ki bunların kendi kültürümüze adapte edilmesi mümkün değildi. Ayrıca ithal edilen bu ürünlerin fiyatları da alım gücünün çok üzerindeydi. Biz bunu hazırladığımız setle çözdük. Penguminilerin içinde gerçek objeler var. Kültürümüze uygun, çocukların günlük hayatlarında kullanabilecekleri ve tanıyacakları resimlemeler yaptık. ABD ile Avrupa’dan ithal edilen ürünlerde; çiftlik dediğimizde karşımıza bizim kültürümüzde olmayan domuz, bizon gibi hayvanlar çıkıyordu. Kahvaltı masasında ise portakal suyu, nescafe, bacon gibi ürünlerin fotoğrafları vardı. İbadet yeri olarak kilise ve din adamı olarak da papaz resimleri bulunuyordu. Öte yandan özel eğitimde, rehabilitasyon merkezleri bugüne kadar anaokulu malzemeleri kullanıyorlardı. Çünkü anaokulu kitaplarını alıp uzmanlar kendilerine uyarlıyorlardı. Ya da fotokopilerle çalışma yapıyorlardı.”
ÖZEL EĞİTİMİN FELSEFESİ
Zihinsel engelli ve otizmliler için özel eğitimin önemine dikkat çeken Hanson, “Özel eğitimin felsefesine uygun, ‘Öğrenemeyen birey yoktur. Öğretemeyen sistem vardır’ sloganından yola çıktık. Bu yüzden tamamen özel eğitimdeki bilimsel temellere uygun olarak materyaller ile kitaplar hazırlandı” dedi.
[Only Registered Users Can See Links]
AİLE EĞİTİMİ ÇOK ÖNEMLİ
Dr. İhsan Hanson, engellilerin yetiştirilmesinde aile içi eğitimin çok önemli olduğunu söylüyor. Dr. Hanson, “Çocukların rehabilitasyon merkezlerinde günde altı saat ya da ayda sekiz saatlik bireysel eğitimleri bu alanda yeterli olamaz. Ailelerin, evde ve sokakta da eğitimi devam ettirmesi gerekiyor. Bu sebeple, ailelerin bu konuda bilinçli olması şart. Düzenlediğimiz seminerlerle aileleri bilgilendirme çalışmalarına başladık. Hazırladığımız setlerle aileler evlerinde rahatlıkla eğitimlerine devam edebilir” diye konuştu.
[Only Registered Users Can See Links]
İSÖM Furkan’a sahip çıktı
Bir süre önce Engelsiz Sayfamızda tıpta, çok nadir görülen “Ehlers Danlos Sendromu”na yakalanan 14 yaşındaki Muhammed Furkan Kırık’ın dramını paylaşmıştık sizlerle. Furkan’a İstanbul Büyükşehir Belediyesi Özürlüler Müdürlüğü sahip çıktı. Furkan’ı evinde ziyaret eden psikolog ve sosyologlar, psikososyal yönden destek vermeye başladı. Ailesine de yardım yapılacak.
[Only Registered Users Can See Links]
Önce evdeki engeli KALDIRDILAR
Bahçeşehir Üniversitesi Meslek Yüksekokulu öğrencileri, görme engellilerin evlerinde yaşadıkları problemleri belirleyip engelsiz bir ev tasarladı
Engelliler için çoğu zaman ilk engel, henüz evlerinde başlıyor. Yaşamaya uygun olmayan binalar, engellilere daha sokağa çıkmadan zorluk yaşatıyor. Bahçeşehir Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Teknik Bölümler öğrencileri, bu problemi ortadan kaldırmak için engellilerin rahatlıkla kullanmasına imkân sağlayan “Engelsiz Ev” tasarladı. Önümüzdeki günlerde Şişli ve Taksim’de de sergilenecek ev, görme engellilerin evlerinde karşılaştıkları pek çok problemi kaldırıyor. Bahçeşehir Üniversitesi Meslek Yüksekokulu öğretim görevlisi İnci Zaim Gökbay ve 11 öğrenci tarafından tasarlanan 15 metrekarelik ev, görme engellilerle gerçekleştirilen anket sonucunda yapıldı.
‘ENGELSİZ EV’DE NELER VAR?
Anahtarsız giriş: Görme engelli eve, parmak izini ve sesini tanıyan güvenlikli kapıdan giriyor.
Sesli dolap ve kütüphane sistemleri: Mutfak, oda dolapları ve kütüphanede hayatı kolaylaştıran özel ses sistemleri bulunuyor. Mutfakta, marketlerdeki barkod okuyan sistemin benzeri bir cihaz sayesinde, elinizdeki ürünün ne olduğunu öğrenebiliyorsunuz.
Yuvarlak hatlı mobilya : Özel mobilyalar, çarpmayla oluşacak yaralanmayı engelliyor.
İsraf yok: Evde, engelliler tarafından farkında olmadan yapılan gereksiz sarfiyatı önlemeye yönelik geri dönüşüm su sistemleri ve özel elektrik sistemleri bulunuyor.
Prizlerde sesli uyarı sistemi: Elektrik prizlerine elektrik gelip gelmediğinin kontrol edilebilmesine yönelik prize sesli uyarı sistemi yer alıyor.
Duyamayana KPSS kursu
Bakırköy Gençlik Merkezi’nde işitme engellilere ücretsiz ÖSS ve KPSS’ye hazırlık kursu verilecek. İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği’nin girişimleri ve Bakırköy Belediyesi’nin desteğiyle açılacak kurslar, 15 Eylülde başlayacak. Bilgi almak veya kayıt yaptırmak isteyen işitme engelliler, İED - İşitme Engelliler ve Aileleri DerneÄŸi ([Only Registered Users Can See Links]) internet sitesini takip edebilir. Son kayıt tarihi, 10 Eylül...
SİZDEN GELENLER
Chiple görme sağlanıyor mu?
> Sedat Açıkbaş
Merhaba. Babam göz tansinonundan dolayı gözlerini kaybetti. Bir radyo programında göze chip takılarak birkaç metre de olsa görme sağlandığı bilgisini edinmiş. Bu uygulama Türkiye’de hangi hastanelerde gerçekleşiyor? SSK bu tedavinin masraflarını karşılıyor mu? Bu konudaki bilginizi tarafımla paylaşırsanız çok memnun olurum.
CEVAP: Sedat Bey, bahsettiğiniz chip dile takılıyor ve görme engellinin birkaç metre ötedeki engeli algılamasını sağlıyor. Yani ortada görme durumu söz konusu değil. Ayrıca, satışa sunulan bir ürün de değil. Laboratuvar aşamasında.
[Only Registered Users Can See Links]
22 yıldır yatağa bağlı yaşıyor
> Cüneyt Bitikçioğlu İSTANBUL
Küçük yaşta yakalandığı menenjit hastalığından dolayı yatağa mahkûm olan 22 yaşındaki Mehmet Düzenli bakıma muhtaç hayat sürdürüyor. 58 yaşındaki baba Reşit Düzenli, 21 senedir oğlu için çareler arıyor. Tedavi için Samsun’dan İstanbul’a gelen acılı baba, “Hastalığı, her geçen gün artarak devam ediyor. Nefes alması için gırtlağından delik açtılar. Özel mama yedirmek zorundayım. İş olursa inşaatlarda amelelik yapıyorum. Sigortam yok. Sadece bakım parası alıyorum. Bununla gecekonduda yetinmeye çalışıyoruz. Başbakanımızdan sesimizi duymasını istiyoruz” diye konuştu.
Bağcılar Belediyesinden ricam
> Ali Genç / İstanbul
Merhaba. Ben İstanbul Bağcılar’dan yazıyorum. 1992 yılında menenjit hastalığına yakalandım ve sağ tarafım sakat kaldı. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanımız Selma Aliye Kavaf ve Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı... Sizlerden rica ediyorum. Ne olur bana yardımcı olun. Ben daha önce engelliler sınavlarına girdim ama hep düşük puan aldım. KPSS’ye girdim ama yine istenilen kadar puan alamadım. Ne olur devlet büyüklerim, Bağcılar Belediyesinde veya başka bir kurumda çalışmama yardımcı olun.
guleryuz1988@hotmail.com
İşitme cihazına ihtiyacım var
> Osman Kocaoğlu / Samsun
İşitme engelliyim. Yüzde 87 raporum var. İki kulağıma işitme cihazı gerekiyor. Ama maddi durumumuz yeterli olmadığı için alamıyoruz. Sosyal güvencemiz ve maaşımız yok. Ağabeyim de 30 senedir akıl hastası. Çaresiz kaldık. 0 524 654 3857
Ahmet Dedeoğlu
09-08-2010, 14:43
ENGELSİZ SAYFA
Fatih Selek
fatih.selek@tg.com.tr
08 Eylül 2010 Çarşamba
[Only Registered Users Can See Links]
SHÇEK engellilere aile
şefkati sunacak
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü (SHÇEK) Özürlülerin Bakımı, Rehabilitasyonu ve Aile Danışmanlığı Hizmetlerine Dair Yönetmelik yayımlandı. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğe göre, engellilerin ailesi yanında evde bakımına öncelik verilecek. Ailesi olmayan veya ailesi yanında bakımı sağlanamayan engellilerin merkezlerde bakımı ve rehabilitasyonu, alternatif hizmet modeli olarak sağlanacak. Yatılı hizmet merkezlerinin yeterlilik ve uygunluk durumuna göre aynı merkezde, farklı engel, yaş ve cinsiyet durumundaki engellilere de hizmet sunulabilecek. Merkezlerde, ruhsal engelli bireylere hizmet verilebilmesi için ruhsal engellinin öncelikle sağlık raporu ile tespit edilmesi gerekiyor. Engellilerin eğitim, özel eğitim, teknik eğitim, yaygın eğitim ve destek eğitim ihtiyaçları, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmi ve özel okullar ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde karşılanacak. Şehir dışına çıkan aileler engelli çocuklarını, misafir olarak bakım ve rehabilitasyon merkezlerine bırakabilecek. Merkeze kabul edilen engelliler, diğer engellilere verilen tüm haklardan yararlanacak. ANKARA AA
ÖNCELİK SIRASI
Engelliye bakım ve rehabilitasyon merkezlerine kabulünde öncelik tanıyan şartlardan bazıları şunlar: Anne veya babanın vefat etmiş olması, anne veya babanın engelli olması, engellinin istismar veya ihmal edilmesi, ailede kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının asgari ücretin 2/3’sinden az olması, ebeveynlerin dışında evde birden fazla engellinin bulunması, özürlünün istismara uğrama riski ve istenmemesi...
PSİKOLOJİK DESTEK
Engelli bireylerin bakım ihtiyacına, takvim yaşına ve diğer özelliklerine, sunulacak bakım veya rehabilitasyon hizmeti ve hedeflerinin birbirine yakınlığına ve fiziksel şartlara göre mümkün olduğunca en fazla on iki engelliden gruplar oluşturulacak. Her grup için müstakil dinlenme salonu, yemek odası, tuvalet, banyo gibi birimlerin düzenlenmesine özen gösterilecek. Engellilerin ailelerine psikolojik destek hizmetleri verilecek...
AYLIK HARÇLIK
Evde bakım hizmetleri kapsamında, evde bakım destek birimi tarafından bir bakıcı personelin bir günde en fazla üç engelliye evde bakıma destek hizmeti verebileceği şekilde planlama yapılacak. Merkezde yatılı olarak kalan engellilere kuruluş müdürünün önerisi, il müdürünün onayı ile aylık harçlık verilecek. Eğitim kurumlarına devam eden engelliler için gösterge rakamının 2 katı harçlık tahakkuk ettirilecek...
İZİNSİZ AYRILMA
Engelliler, hafta sonu, resmi tatil günlerinde ve diğer günlerde velileri veya vasilerinin kuruluş müdürlüğünden izin almaları şartıyla izinli sayılacak. Bakım ve rehabilitasyon merkezlerini izinsiz terk eden engellinin merkeze geri dönmesi veya teslim edilmesi halinde, tıbbi muayenesi ve gerekli görülen tetkik ve tahliller yaptırılacak. Herhangi bir istismara maruz kaldığının belirlenmesi halinde, Savcılığa başvurulacak...
Bakım elemanı kursiyer seçimi İŞKUR’da yapılacak
> GAZİANTEP İHA
Güneydoğu Sosyal ve Ekonomik Kalkınma Federasyonu’nun Avrupa Birliği Kadın İstihdamını Destekleme Projesi kapsamında ‘Engelli Bakımında Artan İstihdam’ Projesi hayata geçiyor. Gaziantep Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, toplam 12 ay sürecek olan projenin maliyetinin 224 bin 426 euro olduğu, eğitime katılacak olan kursiyerlere devam ettikleri her gün için “Kursiyer Cep Harçlıkları” ödeneceği belirtildi. Proje kapsamında İŞKUR aracılığı ile kursiyer seçimi yapılacak. 25’li 2 grup halinde verilecek olan mesleki eğitimin ilk kursiyer seçimi 07 Eylül 2010 tarihinde saat 10:00’da Gaziantep İŞKUR İl Müdürlüğünde gerçekleştirilecek. Proje kapsamında 18-40 yaş arası 50 bayana mesleki eğitim verilecek ve mesleki eğitim alacak olan bayanların rehabilitasyon merkezlerinde istihdam edilmeleri sağlanacak.
Akülü araba beklerken otomobil kazandı
SİVAS AA
Genç yaşlarda yakalandığı hastalık sebebiyle yürüme engelli olan ve maddi sıkıntılar içinde ailesini geçindirmeye çalışan Murat Yıldırım, kentteki bir alışveriş merkezinin düzenlediği hediye çekilişinde otomobil kazanarak sevincini yaşıyor. 39 yaşındaki 3 çocuk babası Murat Yıldırım, yakalandığı kas hastalığının ardından yürüme zorluğu çekmeye başladı. Hastalığı gittikçe ilerleyen, güçlükle yürüyebilen ve gitmek istediği yerlere akülü arabayla gidebilen Yıldırım, maddi problemler yüzünden de yıllardır sıkıntılar yaşadı. Çocukları ve eşi ile belediyenin ihtiyaç sahibi vatandaşlar için tahsis ettiği konutlarda hayatını sürdüren Yıldırım, bir alışveriş merkezinin düzenlediği hediye çekilişinde otomobil kazanmanın mutluluğunu yaşıyor.
Her şeye rağmen yine de hayata gülüyor
KONYA AA
Zihinsel ve bedensel engelli olduğu için babası tarafından terk edilen 19 yaşındaki Şeyma Tuzla, böbrek yetmezliği sebebiyle 9 yıldır diyaliz makinesine bağlı hayatını sürdürüyor. Anne Şeyma Tuzla, teyzesinin oğluyla 3 yıl süren evliliğinin doğuştan zihinsel ve bedensel engelli dünyaya gelen kızları Şeyma sebebiyle bittiğini söyledi. Eşinin, diğer çocuklarının da zihinsel ve bedensel engelli olacağı düşüncesiyle kendisinden boşandığını belirten Tuzla, “Ben kızıma gözüm gibi bakmaya çalışıyorum. Tuvalet, yemek yeme gibi günlük ihtiyaçlarını kendisi gideremiyordu, hiç konuşamıyordu. Gösterilen sevgi ve ilgi sayesinde şimdi günlük ihtiyaçlarını yardımla da olsa yapabiliyor, birkaç kelime konuşabiliyor” dedi. Şeyma’nın her şeye rağmen hayata gülümseyebildiğini dile getiren Tuzla, rahatsızlığından dolayı yavrusunun ufak bir çocuk gibi davrandığını belirtti.
Görme engelliler başkanını kaybetti
Merkezi Antalya’da bulunan Beyaz Baston Görmeyenler Derneği Başkanı Şükran Kırıcı, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. 1988 yılından bu yana kurucusu olduğu Antalya Beyaz Baston Görmeyenler Derneği’nin başkanlığını yürüten 73 yaşındaki Şükran Kırıcı, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi görüyordu... ANTALYA İHA
vBulletin v3.8.2, Copyright ©2000-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.